YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2564
KARAR NO : 2018/416
KARAR TARİHİ : 17.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Düşme, mahkumiyet
1-Sanık hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçunda verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararına yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “ 2004 takvim yılında Vergi Usul Kanununa muhalefet ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık hakkında 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince;
Sanık hakkında “2005 ve 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, işyeriyle ilgli işlemlerde … isimli şahsa vekalet verdiğini beyan etmesi, sahte fatura kullanmak ve düzenlemek suçlarında suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de, faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi ve sahteliği iddia edilen faturaların da dosya içerisinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; öncelikle suça konu fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulması, incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, bu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde birleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, sanığın savunmasında geçen … isimli şahsın tanık olarak beyanı ve imza örnekleri alınarak gerekmesi halinde mükellefe ait fatura vb. evraklarda yazı imza incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
Kabule göre ise;
a)Sanığa verilen cezalardan 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu netice cezaların 18 ay 22 gün yerine 18 ay 13 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
b)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.