YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2819
KARAR NO : 2022/245
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
A)2012 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Mükellefin 2012 takvim yılında faturalarını kullandığı …. Yapı malzemeleri…Ltd.Şti yetkilisinin 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan yargılandığı Dairemizin 2021/3945 Esasına kayıtlı dosya ile birlikte yapılan incelemede;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B)2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın, 2013 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 25.01.2009 olan suç tarihinden; sanığa yüklenen “2013 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 18.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği bu itibarla sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C) 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında “2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
a)Faturaları düzenleyen mükellefler hakkında ilgili takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçu nedeniyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen fatura tarihlerinin devamı sonrası neden olmayacak biçimde belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
D)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.