YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4089
KARAR NO : 2018/404
KARAR TARİHİ : 17.01.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
Suç tarihinde … Ziraat Odası Başkanı olan sanık …’ın ziraat odası üye kayıt çizelgelerini Ziraat odaları Birliği Nizamnamesinin 6/2 maddesine aykırı olarak askıya çıkarılmaları için … Muhtarlığına göndermediği, ziraat odası delege seçimlerinden bir kaç gün sonra sanık … tarafından getirilen, üye kayıt listelerinin 15/09/2010’dan 30/09/2010 tarihine kadar askıda kaldığına dair tutanağı … Muhtar ve azaları olan sanıklar …, … ve …’in aslında hiç askıya çıkarmamalarına rağmen imzalamak suretiyle atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul edilen kamu davasında; sanıklar …, … ve …’in aşamalardaki samimi beyanlarında gerçekte bu listelerin hiç askıya çıkarılmadığını, suça konu belgenin sanık … tarafından kendilerine seçimlerde oy kullanan kişilerin listesi olduğu belirtilerek ve üzerinde tarih bulunmadığı haliyle seçimlerden sonra imzalattırıldığını beyan ettikleri, sanıkların sahtecilik kastı ile hareket ettiklerine dair beyanlarının aksine dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşılmakla sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, sanık …’ın ise görevi gereği düzenlemeye yetkili olmadığı suça konu ilan tutanağını içeriğinin doğru olmadığını bilmesine rağmen diğer sanıkların hatasından faydalanarak imzalatıp boş yerlerini doldurmak şeklinde gerçekleşen eylemin de 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin tüm sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
a)Memuriyet hak ve yetkilerini kötüye kullandığı kabulü ile hapis cezasına mahkum edilen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar memuriyet hak ve yetkilerini kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar …, …, … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.