YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4491
KARAR NO : 2018/313
KARAR TARİHİ : 15.01.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : ÖZel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-)Elektrik kesme-bağlama işçisi olarak çalışan sanıkların katılanın işyerinde fiilen mühürleme yapılmadığı halde mühürleme yapılmış gibi 20.10.2010 tarihli mühürleme tutanağı düzenlediklerinin ve daha sonrada bu tutanağın üst nüshasında mühürleme yapılmadığına yönelik değişiklik yaptıklarının iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanıkların göreve çıkmadan bir gün önce elektriğini keseceklerinden emin oldukları evrakları hazırlayıp parafladıklarını, katılanın kendilerine sözlü olarak mukavemet göstermesi üzerine fiilen mühürleme yapamadıklarını ve bu durumu üst nüshaya mühürleme yapılmadığı şeklinde yazdıklarını savunmaları, katılanın elektriğinin borcundan dolayı o gün kesildiğinin dosya kapsamından anlaşılması, katılanın aynı gün fiilen mühürleme yapılmadığına yönelik olarak Erzurum 2. Noterliğine müracat ederek bir tespit tutanağı düzenlettirmiş olması ve sanıklar tarafından düzenlenen ve işleme konulan üst nüshada da mühürleme yapılmadığının belirtilmiş bulunması karşısında; suça konu mühürleme tutanağının hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,
2-)Kabule göre de;
a-)Sanıkların TEDAŞ idaresinde doğrudan görev yapmadıkları, sözleşmeyle özel şirkette işçi statüsünde çalışan kimseler oldukları ve bu haliyle kamu görevlisi sayılmadıkları anlaşılmakla sanıkların eylemlerinin TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek isabetsiz gerekçeyle sanıklar hakkında TCK’nın 204/2. maddesinden hüküm kurularak fazla ceza tayin edilmiş olması, yasaya aykırı
b-)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.