Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4789 E. 2018/1426 K. 20.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4789
KARAR NO : 2018/1426
KARAR TARİHİ : 20.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Sanığın yetkilisi olduğu … İletişim isimli işyerinde katılanın kimlik bilgileri kullanılarak sahte GSM abonelik sözleşmeleri düzenlendiği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın, Turgutlu’da faaliyet gösteren işyerini… isimli kişinin işlettiğini, kendisinin İzmir’de yaşadığını savunması; dosya içerisinde mevut, Turgutlu 2. Noterliğinin 02.11.2009 tarih, 798 sayılı hizmet akdi sözleşmesi ile …ile sanık arasında,…’nin … İletişimde satış elemanı olarak çalışması konusunda anlaşma yapıldığının anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu abonelik sözleşmesinin düzenlendiği 21.03.2010 tarihi itibariyle … İletişim isimli işyerini kimin işlettiği araştırılarak, … ve … isimli kişilerin, kendileri aleyhine tanıklıktan çekinme hakları hatırlatılmak suretiyle tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlarının tespit edilmesi; sanık ile … ve …’nin yazı ve imza örnekleri alınarak suça konu abonelik sözleşmeleri üzerinde katılan adına adına atfen atılı imzalar ve yazılar ile sözleşme ve ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisinde … İletişim/… kaşesi üzerinde atılı bulunan imzanın aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; sözleşme düzenlenirken sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi amacıyla sözleşme ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisinin sahte olup olmadığının katılandan sorulması; sözleşme ekindeki kimlik fotokopisinde fotoğrafı bulunan şahsın katılan olup olmadığının, katılanın nüfus cüzdanı ile karşılaştırılmak suretiyle tespit edilmesi; suça konu olan hatlara ilişkin HTS raporları getirtilip bu hatlar ile en çok görüşen kişiler tanık olarak dinlenilerek hattı fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hattın ne şekilde alındığının belirlenmesi; belgelerdeki yazı ve imzaların sanığın savunmasında belirttiği kişilere ait çıkmaması halinde, suçtan sonra suçtan kaynaklanan menfaatin sanığa ait olacağı da gözetilerek, suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.