YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5034
KARAR NO : 2017/8126
KARAR TARİHİ : 23.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1-Sanığın….numaralı GSM hattına ait abonelik sözleşmesini sahte olarak düzenlemek sureti ile özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında; suça konu abonelik sözleşmesindeki müşteki … adına atfen atılı bulunan imzanın müştekinin elinden çıkmadığının 13.03.2011 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmesi, tanık …’nın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde…..numaralı hattı sanığın kullandığını belirtmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; sözleşmedeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı yönünde inceleme yaptırılması, sözleşme ekindeki nüfus cüzdanı ve doğalgaz faturası fotokopilerinin sahte olup olmadığının müştekiden sorulmak ve nüfus cüzdanı ile karşılaştırılmak suretiyle tespit edilmesi, tanık …’nın tekrar ayrıntılı olarak dinlenilmesi, suça konu olan hatta ilişkin HTS raporları getirtilip bu hat ile en çok görüşen kişiler dinlenilerek hattı fiilen kullanan kişi/kişilerin tespiti ile hattın ne şekilde alındığının belirlenmesinden sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suçun sübutu halinde; suç ve hüküm tarihinden önce 10.11.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; TCK’nın 7. maddesi uyarınca lehe olan ve özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme uyarınca sanığa ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.