Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/6484 E. 2019/3052 K. 25.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6484
KARAR NO : 2019/3052
KARAR TARİHİ : 25.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında sahte bono düzenleyip katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek suça konu bonunun katılan ile onun arkadaşları… ve… isimli şahıslar tarafından zorla kendisinden alındığını beyan etmesi, katılan …, …, … ve başkaca sanıklar haklarında, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma ve suç örgütü kurma veya üye olma suçlarından Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1005 soruşturma sayılı iddianamesi ile Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine 2012/94 esas sayılı kamu davasının açılması, bahsedilen iddianamenin 6. olay bölümünde Dairemizde temyize konu davanın anlatılması ve katılana isnatta bulunulması, aynı dosyada sanık …‘nun katılan sıfatıyla yer alması ve her iki dosya arasında bağlantı bulunması karşısında, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/94 esas sayılı davasının mümkünse birleştirilmesi, birleştirme mümkün değil ise anılan dava dosyasının sonucunun beklenmesi, kesinleşmiş ise bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanıp, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanık …‘nun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de ;
a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş borca karşılık sahte senet verilmesi halinde dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı cihetle; katılan ve sanığın beyanlarından, önceden doğan borç sebebiyle suça konu belgenin imzalanıp verildiğinin anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında bu suçtan beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.