YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9137
KARAR NO : 2021/5762
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte müstahsil makbuzu düzenlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
A) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Konya Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı’nın 21/06/2012 tarih ve 2012-A-1938/28 sayılı vergi tekniği raporuna göre; sanıkların yetkilisi oldukları …. Ltd. Şti.nin çeşitli tarihlerde yapılan yoklamalarında, şirket adresinin boş ve kapalı olduğu, faaliyetinin olmadığının tespit edildiği, sanıkların tüm aşamalardaki beyanlarında; şirketin hiç faaliyet göstermediği, alım ve satımlarının olmadığını söylemeleri, sanık …’in Aksaray Ticaret Borsası’na verdiği tarihsiz dilekçesinde; “biz bir kilogram dahi hububat alım satımı yapmadık….öğrendiğime göre yaklaşık 7000-8000 ton hububat alım satımı yapılmış gibi gösterilip çeşitli illere müstahsil makbuzu satıldığını öğrendim, bu konuda Aksaray Ticaret Borsası’na ve Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundum” şeklinde beyanda bulunduğu, Aksaray Ticaret Borsası tarafından Aksaray Defterdarlık Makamına yazılan 23/12/2011 tarih ve 341/09/89-215 sayılı yazıda; …. Ltd. Şti.nin Ticaret Borsalarına ait sahte beyanname ve mühür düzenleyerek destekleme müracaatında bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, Aksaray Ticaret Borsası Genel Sekreteri’nin vergi müfettişine, Ticaret Borsalarına ait mührün sahtesinin kullanılarak ve imza taklit edilerek sahte müşterek alım satım beyannamesi düzenlendiğini ve destekleme müracaatında bulunduklarını, bazı il ve ilçe tarım müdürlüklerinin söz konusu beyannamelerin teyidi amacıyla bilgi istediklerinde öğrendiklerini ve durumu adli makamlara ilettiklerini beyan ettiği, şirketin hiçbir faaliyeti olmamasına rağmen, sanıkların verdikleri Bs bildirimine göre; 2009 yılında 2 adet belge karşılığında 8.600,00 TL tutarında, 2010 yılında, 9 adet belge karşılığında 3.285.386 TL, 2011 yılında 100 adet belge karşılığında 4.078.922 TL mal ve hizmet satışında bulunulduğunu beyan ettikleri anlaşılmakla; eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Her bir yıl için düzenlenen sahte müstahsil makbuzunun ayrı suç oluşturduğu ve ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden hangi yıldan kurulduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması, aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte müstahsil makbuzu düzenlemek eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanıkların sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde:
Sanığın UYAP aracılığı ile MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydında, hükümden sonra 10/09/2014 tarihinde öldüğü belirtildiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
22/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.