Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9312 E. 2021/8140 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9312
KARAR NO : 2021/8140
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Sanık hakkında sahte fatura düzenleme suçu ile ilgili olarak düzenlenen 09.12.2010 tarihli vergi suçu raporuna istinaden, … Vergi Dairesi Başkanlığının 03.01.2011 tarihli mütalaası ile doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile değişik 213 sayılı VUK’nin 367. maddesinin birinci fıkrasında bulunan “Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360. maddelerde yazılı suçların işlendiğini tespit eden vergi müfettişleri ve vergi müfettiş yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.” hükmüne göre, mütalaa tarihi itibarıyla “rapor değerlendirme komisyonunun” mütalaasının zorunlu olması nedeniyle, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde mütalaa alınıp dava şartı yerine getirildikten sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçlarından dava açıldığı, sahte belge düzenleme suçunda her takvim yılında işlenen suçların ayrı ayrı suçları oluşturduğu, her bir yıl için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması,
3) Her bir takvim yılında birden fazla sahte belge düzenleme şeklinde gerçekleşen eylemlere ilişkin olarak, TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
4)Sahte fatura düzenleme suçunda temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin hüküm fıkrasında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı “VUK’nin 359/b” olarak gösterilmesi gerekirken, “VUK’nin 359/b-1” şeklinde hatalı gösterilmesi yasaya aykırı,
5)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.