Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9390 E. 2021/7852 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9390
KARAR NO : 2021/7852
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte belge düzenleme, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme

A) Sanık … … hakkında ”defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin; sanık … hakkında ”2009, 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenleme” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … …’a yüklenen ‘defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçu yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık … … tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanık … hakkındaki ”2009, 2010 takvim yıllarında sahte belge düzenleme” suçlarında yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, sanık … … müdafisi ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkumiyet ve beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında ”2005, 2006, 2007” takvim yıllarında sahte belge düzenleme”, sanık … hakkında ”2007 takvim yılında sahte belge düzenleme” ve sanık … hakkında ” 2008 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelemesinde;
Sanık …’a yüklenen “2005, 2006 takvim yıllarında sahte belge düzenleme, sanık …’e yüklenen ‘”2008 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, sanık … yönünden 31.12.2005 ve 31.12.2006, sanık … yönünden 31.12.2008 suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği; sanıklar … ve …’a yüklenen ”2007 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık …’un sorgusunun yapıldığı 21.07.2011 tarihinden, sanık …’ın sorgusunun yapıldığı 13.07.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C)Sanık … … hakkında ”2010 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelemesinde;
Sanık hakkında ”2010 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen şirketle ilgisinin olmadığını, şirketin kağıt üzerinde kendisinin üzerine geçirildiğini, ancak şirket işleri ile fiilen …’ın ilgilendiğini ve bütün işlemleri …’ın yaptığını, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) İlgili vergi dairesinden temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve …’a ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) …’ın da faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanık ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da …’a ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırı,
4)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.