Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9435 E. 2021/12087 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9435
KARAR NO : 2021/12087
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, Defter, kayıt belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

A) Sanık … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz taleplerinin incelenmesi:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B)Sanıklar … ve … hakkında “2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
Sanıklara yüklenen “2006, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabul ile 31.12.006, 31.12.2007 ve 31.12.2008 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanıklar ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak, karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C) Sanıklar … ve … hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
1)Sanıklar hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan kamu davasında, vergi suçu ve ekindeki raporlarda, sanıkların ortak ve yetkilisi olduğu şirketin sahte faturalar düzenlediği, sanık …’un savunmasında şirketi kurduklarını ancak faaliyette bulunmadıklarını beyan ettiği, temyiz dilekçesinde …tarafından kandırıldığını, onun tarafından tezgahlanıp üstüne yıkıldığını, fatura düzenlemediğini, sanık …’un ise şirketin kuruluşundan haberdar olmadığını, sigortalı iş vaadi ile …, …, …ve … isimli kişilerin bazı belgeler imzalatarak kendisini kandırdıklarını, adına şirketler kurduklarını, bu nedenle 2006 yılından 2008 yılının 7. ayına kadar cezaevinde kaldığını, cezaevinden çıkar çıkmaz Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, kurulan şirketten ve ortaklıktan haberinin olmadığını, …’u …isimli şahsın yanında çalışması nedeniyle tanıdığını, ortak olduklarını bilmediğini ve fatura düzenlemediği savunduğu; savcılığa verdiği 14.08.2008 tarihli şikayet dilekçesini ibraz ettiğinin anlaşılması karşısında, sahte fatura düzenleme suçunda suçun failinin herkes olabileceği, suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği esas amacın suçun şeklî sorumlusu olan kanuni temsilcilerin değil, suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan failleri cezalandırmak olması nedeniyle bu suça iştirak edilmesinin mümkün olması da dikkate alınarak, sanıkların 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarına iştiraki ve maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından;
a)Sahte olarak düzenlendiği iddia olunan 2009 ve 2010 takvim yıllarına ait faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanıkların ortağı olduğu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle, getirtilip; suç tarihi ve zamanaşımı hükümlerinin değerlendirilebilmesi bakımından son fatura tarihleri belirlenip, faturalar sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri hâlinde; sanıkların ve savunmalarda adları geçen …, …, …ve …’nun tanık olarak dinlenip yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanıklar ve adı geçen şahıslara ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
b)Suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak, tanık sıfatıyla dinlenmeleri; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulması,
2)Tekerrüre esas kaydı olmasına rağmen sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanmaması,
3)Soruşturma aşamasında bilirkişiye 200 TL ödeme yapılmasına rağmen 222 TL olarak yargılama gideri hesabına dahil edilmesi yasaya aykırı,
4)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.