YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9453
KARAR NO : 2021/8915
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
1- Sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiilerinin temyizinin incelenmesinde;
Her takvim yılında işlenen sahte fatura kullanma suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar ve her takvim yılı kendi içerisinde zincirleme suç hükümlerine tabi olup, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2012 tarihli, 2012/6530 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından kamu davası açılmasına karşın; sanığın her iki takvim yılındaki eylemlerini de kapsayacak şekilde tek mahkûmiyet hükmü kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; kaçakçılık ve mali şubece sahte fatura ticareti yaptığı hususunda takibe alınan …’ın ev ve iş yerlerinde yapılan aramada sanığın kullandığı faturalardan bir kısmının düzenleyicisi olan … Grup Dış Tic…. Ltd Şirketinin fatura ve belgelerinin de içerisinde bulunduğu, bir çok şirkete ait fatura belge ve kaşenin ele geçirildiğinin tespit edildiği, … hakkında muhtelif firmalara ait sahte fatura düzenleme suçlarından onlarca davalar açıldığı, sanığın … …Ltd Şirketinden aldığını beyan ettiği mallar nedeniyle yapılacak ödemelerini satıcılar alacağı kısmına kaydederek muhasebeleştirdiği, yaptırılan bilirkişi incelemesinde sanığın aldığı faturalara dair ödeme belgelerinin bulunmadığı, banka dekontları ile faturaların uyumlu olmadığı ve bir kısım ödemelerin …’a yapıldığının tespit edilmesi karşısında; CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2-Sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 19.10.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.