Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9561 E. 2021/8924 K. 21.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9561
KARAR NO : 2021/8924
KARAR TARİHİ : 21.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte Fatura Düzenleme, Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

A)Sanık hakkında “Defter, Kayıt ve Belgeleri Gizleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B)Sanık hakkında “2010 takvim yılında Sahte Fatura Düzenleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen … Yapı Malzemeleri,Orman ürünleri,Madencilik,Otomotiv,Nakliyat şirketinin kağıt üzerinde yetkilisi göründüğünü, şirketin faaliyetlerini fiilen … ve … isimli kişilerin yürüttüğünü, faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, kendi adına sahte fatura düzenlendiğini … isimli şahıstan öğrenince Düzce İl Emniyet Müdürlüğü Mali Şubeye dilekçe verdiğini beyan etmesi, … tanık sıfatıyla tespit edilen beyanında savunmayı doğrulamamış ise de … Yapı Malzemeleri,Orman ürünleri,Madencilik,Otomotiv,Nakliyat şirketi tarafından adına düzenlenen faturaları işletmede kalması gereken nüshaları ile birlikte vergi incelemesine ibraz etmesi,vergi inceleme raporunda suçu sanıkla iştirak halinde işlediğine dair kanaat bulunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Dosyada bulunan faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını ve şirketi fiilen yöneten kişilere ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişilere faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
2) Sanığın şirketi fiilen yönettiğini savunduğu kişilerin de faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanık ile bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da adı geçen kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
4)Kabule göre de;
a)Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2011 tarihli iddianamesi ile mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, “2010 takvim yılında Sahte Fatura Düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, temyize konu kararın gerekçesinde de sanığın 2010 takvim yılında sahte fatura düzenlediği ve bu şekilde vergi usul kanununa muhalefet suçunu işlediği kabul edilmesine karşın, hüküm bölümünde “… 2010 takvim yılında sahte belge kullanmak suretiyle …” denilerek hükmün karıştırılması,
b)213 sayılı VUK’nin 359/b, 5237 sayılı TCK’nin 43/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasından, TCK’nin 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sırasında, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, yasaya aykırı,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.