YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9587
KARAR NO : 2021/1563
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter ve belgeleri ibraz etmeme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/10/2010 tarihli iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter ve belgeleri gizleme” suçlarından kamu davası açıldığı, birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenleme” ve “defter ve belgeleri gizleme” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği ve 2010 takvim yılı sahte fatura düzenleme ile defter ve belgeleri gizleme suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçede “sanığın eyleminin sahte fatura düzenleme suçunu oluşturmayıp defter ve belgeleri ibraz etmeme suçunu oluşturduğu“belirtilerek defter ve belgeleri gizleme suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Defter ve belge gizleme suçunda, 08.02.2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. maddesindeki 1 yıldan 3 yıla kadar olan hapis cezasının alt sınırının, 03.07.2009 tarih ve 27277 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5904 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle “18 ay” olarak değiştirildiği; somut olayda, “defter ve belge ibraz etmeme” suçunun suç tarihinin “15.06.2009“ olması karşısında, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/a-2. maddesinde öngörülen “1 yıldan 3 yıla“ kadar olan hapis cezasının sanık lehine bulunduğu, uygulamada hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edildiğine dair bir gerekçenin bulunmaması da dikkate alındığında; suçun işlendiği tarihte temel cezanın alt sınırının “1 yıl” hapis olduğu gözetilmeden yazılı şekilde “18 ay” üzerinden uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
b)Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırı,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.