YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9642
KARAR NO : 2021/8306
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1) 213 sayılı VUK’nin 139. maddesine göre; vergi incelemeleri, esas itibarıyla incelemeye tabi olanın … yerinde yapılır. … yerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin … yerinde yapılması imkansız olur veya mükellef ve vergi sorumluları isterlerse inceleme dairede yapılabilir. … yeri faal olan mükelleflere, defter ve belgelerin vergi dairesine getirilmesi için yapılan tebligatlar usulüne uygun olmadığından suçun unsurları oluşmayacaktır. Somut olaya gelince, vergi denetmeni tarafından defter ve belgelerini ibraz etmesi için çıkartılan tebligatın, 23.03.2012 tarihinde … yeri adresinde bizzat sanığa tebliğ edildiği, ancak faaliyetin devam edip etmediği hususunun belirlenmediği ve incelemenin dairede yapılmasını gerektiren nedenler tespit edilmediği için, defter ve belgelerin incelenmesi anacıyla ibraz edilmek üzere denetmenlik adresine getirilmesi istenerek sürecin mükellef aleyhine tersine çevrilmesi; ayrıca sanığın 10.04.2012 tarihinde Vergi Dairesi Başkanlığı … Denetim Grup Müdürlüğüne ek süre verilmesi yönünde dilekçe sunduğunu, bu dilekçeye bugüne kadar cevap verilmediğini, defter ve belgeleri istendiği takdirde sunabileceğini belirterek suçlamayı kabul etmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından; öncelikle suç tarihinde şirketin hesaplarının dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı VUK’nin 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının
önceden belirlenip belirlenmediğinin, … yerinde faaliyetin devam edip etmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, … yeri dışında inceleme yapılmasına ilişkin bir tespit varsa belgesinin istenmesi, aksi takdirde yapılan tebligatın hukuki geçerliliği olmayacağının dikkate alınması; tebligat tarihinde … yerinin faal olmadığının belirlenmesi halinde ise sanığın savunmasında geçen ek süre talebine ilişkin dilekçenin akıbeti araştırılarak verilmiş olması halinde, ek süre verildiğine dair belgelerin temin edilip suç tarihinin ek sürenin bittiği tarih olacağı dikkate alınarak bu hususun da araştırılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a)Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyeti, elektrik hırsızlığı suçuna ilişkin olup, bu suçun hükümden önce yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanun ile değişik 163/3. maddesinde karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlenmesi ve koşullarının bulunması durumunda “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi seçeneğinin öngörülmesi karşısında, öncelikle tekerrür uygulamasına esas alınan hükümle ilgili olarak mahkemesince uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.