Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/9784 E. 2021/8165 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9784
KARAR NO : 2021/8165
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

A) Sanık hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itiraz yasa yoluna tabi olduğu ve bu konuda mercisince karar verildiği anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B) Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31.12.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C) Sanık hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesine gelince;
Sanığın, … yerini 2008 yılında kapattığını, bu tarihten itibaren fatura düzenlemediğini savunması ve mükellefiyetin 15.08.2009 tarihinden sonra vergi dairesince re’sen terk ettirildiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
1)Suçlara konu fatura asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilip dosya içine konulması, faturalar sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde, temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığını araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
3) Kabule göre de;
a) Sahte fatura kullanma ve sahte fatura düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında sahte fatura kullanma suçu anlatılıp sanığın bu suçu işlediği kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında ise sahte fatura düzenleme ibaresine yer verilmesi,
b) Hükmün gerekçe kısmında sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçe gösterilerek TCK’nin 62. maddesinin uygulanmaması suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
c) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
d) Sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olduğu nazara alındığından; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 23.01.2013 olarak yanlış yazılması yasaya aykırı,
e) Hükümlerden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.