Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/1910 E. 2022/1172 K. 25.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1910
KARAR NO : 2022/1172
KARAR TARİHİ : 25.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanığın yokluğunda verilen hükmün, Tebliğ imkansızlığı başlıklı, Tebligat Tüzüğünün 28/1. maddesine aykırı olarak muhatabın adreste bulunmama nedeni belirtilmeden tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
A)”2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılması ve en son faturanın 2008 yılı Aralık ayına ait olması nedeniyle suç tarihinin 25.01.2009 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B)”2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında “2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2)Aynı mükellefler hakkında ilgili takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3)Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
4)Kabule göre de;
a)Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılması ve en son faturanın 2009 ve 2010 yıllarında Aralık ayına ait olması nedeniyle suç tarihlerinin sırasıyla “25.01.2010” ve “25.01.2011” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “2009 ve 2010” olarak yanlış gösterilmesi yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 25.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.