YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/329
KARAR NO : 2021/7457
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür Bozma
1)Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanık hakkında ikametinde bulunan ve borcundan dolayı mühürlenen su sayacındaki mührün bozularak su kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2010 tarihli ve 2010/15777 Esas sayılı iddianamesinde 19.07.2005, 05.10.2005, 07.11.2005 ve 06.07.2006 tarihlerinde suyun kesilerek sayacın mühürlendiğinin ve en son 25.06.2010 tarihinde mühürleme tutanağının düzenlendiğinin belirtildiği; mahkemece suç tarihi olarak kabul edilen ve hükme esas alınan 25.06.2010 tarihli mühür bozma tespit tutanağının içeriğinden hangi tarihli mühürleme işlemine istinaden söz konusu tutanağın düzenlendiğinin anlaşılamaması karşısında; Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun biçimde icra edilmiş mühürleme işleminin bulunması gerektiği gözetildiğinde; mühür bozmanın son tespit edildiği tarih olan 25.06.2010 tarihinden önceki son mühürleme tutanağının ilgili kurumdan araştırılıp, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içerisine getirtilmesi, sonucuna göre … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/136 Esas ve 2011/10 Karar sayılı kararı da dikkate alınıp tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)5271 sayılı CMK’nin 5728 sayılı Kanun ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. İncelenen dosyaya göre, 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine 18.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın CMK’nin 231/6-a maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği anlaşılmakla; engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında yasal koşulların bulunmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.09.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
M.B.