YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4060
KARAR NO : 2022/18338
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik, sahte belge düzenleme
…
Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görüp kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi adına vekilinin katılma talebi hakkında bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, katılan sıfatını alabilecek olan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi gereğince yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğu kabul edilip aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında POS cihazlarından gerçek bir alım ve satıma dayanmayan komisyon karşılığı kredi kartı çekimleri yapmak suretiyle sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın faturaların gerçek alım satım karşılığı olduğunu savunması, vergi inceleme raporlarında ise sanığın kontör satımlarının sahte ve POS tefeciliği faaliyetini gizlemeye, stok dengesi sağlamaya yönelik olduğunun belirtilmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından;
a) Kredi kartı kullanılan kişilerin tespit edilmesi ve kredi kartı çekimleri ile adlarına fatura düzenlenen kişilerin aynı olup olmadığının belirlenmesi,
b) Kredi kartları kullanılan ve adlarına fatura düzenlenen kişilerden kanaat oluşturacak sayıda kişinin tanık olarak beyanlarına başvurulması, bu kişilerden kredi kartlarını yakınlarına verdiklerini söyleyenler olması halinde kredi kartını kullanan kişilerin kimlik bilgilerinin tespit edilmesi ile tanık olarak beyanlarının alınması ve tanıklardan, sanık ile aralarındaki ticari ilişkinin ayrıntılarının, gerçekten faturalardaki yazılı kontörü alıp almadıklarının, yapılan işlemler için sanığa komisyon ödeyip ödemediklerinin sorulması,
c) Gerektiğinde faturaların, gerçek kontör satımına ilişkin olup olmadığının belirlenmesi yönünden, satımı yapıldığı savunulan kontörlerle ilgili kayıtlar getirtilerek, yeterli kontör girişi olup olmadığının tespit edilmesi, mümkünse alım ve satım miktarlarının uygunluğu yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat kararları verilmesi,
2- Tefecilik suçunun sübutu halinde; sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret eylemlerinin, hem TCK’nin 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, her iki suç için öngörülen cezaların suç tarihi itibarıyla aynı olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 44. maddesi gereğince sanık hakkında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sahte fatura düzenleme suçunun sübutu halinde ise; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA, 02.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.