YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4064
KARAR NO : 2022/18620
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tefecilik yapmak, 5464 sayılı Kanuna aykırılık, Vergi Usul Kanununa aykırılık
…
1) Tefecilik ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na aykırılık suçları yönünden;
a) Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borcunun ertelenmesi amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. ve TCK’nin 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hem bu suçtan hem de tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
b) Kabule göre de;
aa) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezası, 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hükümde taksit aralığının belirtilmemiş olması yasaya aykırı,
bb) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçu yönünden;
a) Şanlıurfa Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının vergi suçu mütalaasına uygun olarak Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 05.08.2015 tarih ve 2015/1430 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından dava açıldığı, sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar oluşturduğu ve birbirine dönüşmeyeceği her bir suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, Vergi Usul Kanununa aykırılık suçundan tek hüküm kurulması, yasaya aykırı,
b) Hükümden sonra, 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7384 sayılı Kanun’un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Vergi Usul Kanununa aykırılık suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…