YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4640
KARAR NO : 2022/18342
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tefecilik, sahte fatura düzenleme ve kullanma
…
…
…
I- Sahte fatura kullanma suçundan verilen düşme hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın verilmemesi nedeniyle, kamu davasının düşürülmesi gerektiği dosya içeriğine uygun şekilde mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
II- Tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede; sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/72 Esas sayılı dosyası ile pos tefeciliği yaptığı iddiası ile hakkında dava açıldığı ve yargılama yapıldığı anlaşılmakla; söz konusu dava dosyasının onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi ve özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
III- Sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümler yönünden diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, 02.11.2022 tarihinde Üye …’ın Tefecilik suçu yönünden 1. nolu bozma düşüncesine yönelik karşı oyu ile oy çokluğuyla sair yönlerden oy birliğiyle karar verildi.
(K.O.)
KARŞI OY:
(2018/4640 Esas)
Dairemizin 2016/7279 Esas, 2019/6785 Karar sayılı 30.09.2019 tarihli ilamında yazmış olduğumuz karşı oylarımızda ayrıntılı bir şekilde izah ettiğimiz üzere;
Sanığın işletmekte olduğu iş yerinde herhangi bir alım satım yapmaksızın toplam borç miktarının % 3 oranında faiz aldığı, kredi kartından çektiği para miktarının bankaya ödemesi gereken komisyon ve kendi aldığı komisyon miktarını düştükten sonra kart sahibine kalan miktar üzerinden nakit ödemesi yaptığı iddia ve kabul edilen somut olayda ; sanığın ekonomik sıkıntı çeken ve kendisinden borç para isteyen kredi kartı sahiplerine % 3 faiz karşılığında elden nakit para vermek yada borç olarak istenen parayı doğrudan talep eden şahısların banka hesaplarına yatırmak şeklinde sübut bulan eyleminin ayrıca “tefecilik” suçunu da oluşturduğu anlaşıldığından, (YCGK 10.05.2022 tarih ve 2021/239 Esas)
5237 sayılı TCK’nin 241. Maddesi uyarınca kurulan mahkumiyet kararının onanması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun sanığın eyleminin yalnızca 5464 sayılı kanunun 36. Maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleme” suçunu oluşturduğuna ilişkin Bozma düşüncesine katılmıyorum. 02.11.2022
Karşı Oy
…