Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/4953 E. 2021/8078 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4953
KARAR NO : 2021/8078
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme

Mersin C. Başsavcılığının 16.09.2014 tarih ve 2014/5768 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanığın savunmasında, 2009 yılında iş yeri açtığını, bu iş yerini 28.12.2009 tarihinde …’e devrettiğini, iş yerini açtıktan sonra fatura düzenlemediğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Suça konu faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleften veya bu mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulup getirtilmek suretiyle, sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; …’ün tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2) …’ün de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; sanık ve tanığın temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3) Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ya da tanığa ait olmadığının anlaşılması veya faturaların asıllarının temin edilememesi halinde ise;
a) Faturaları kullandığı belirlenen mükellef hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyasının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
4) Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin 1. fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.