YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6782
KARAR NO : 2019/2455
KARAR TARİHİ : 11.03.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
A) Sanık hakkında “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, sanığın eyleminin “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/77 Esas ve 2009/365 Karar sayılı ilamının 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği, dosyaya konu suçtan sonra kesinleşen hükmün tekerrüre esas olmayacağı; sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer hükümlülüklerinden, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/5 Esas ve 2001/84 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözeltilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ”Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/5 Esas ve 2001/84 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
B) Sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesi:
1- Sanık …’ın haklarındaki hükümler, temyiz edilmeyen sanıklar……(…) ve …’le birlikte …Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezini kurdukları ve bu kapsamda özel eğitime muhtaç bireylere, RAM raporlarında belirlenen eğitim ihtiyaçlarına uygun olmayan eğitimleri verdirerek, düzenlenen bireysel eğitim planları ile haksız yere devletten eğitim gideri aldıkları; fizyoterapist …’in herhangi bir eğitim vermemesine rağmen, düzenlenen bireysel eğitim planlarının eğitim vermiş gibi imzalandığı; okul öncesi öğretmenleri olan temyiz dışı sanıklar …ve …’ın, bir kısım bireylere eğitim vermedikleri halde bu bireyler adına düzenlenen eğitim planlarının imzalandığı; özel eğitim öğretmeni olan temyiz dışı sanık … (…)’nin fazladan eğitim verdiği yönünde düzenlenen bireysel eğitim planlarının imzalandığı, bu şekilde haksız yere eğitim gideri alındığının iddia ve kabul edildiği olayda; özel eğitimin temel gereklerine aykırı olarak eğitim verme şeklinde gerçekleşen eylemlerde, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun bulunmadığı; Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 2015/14186 Esas ve 2016/60 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda, Mahkemenin 18.04.2016 tarihli 2016/51 Esas ve 2016/118 Karar sayılı kararıyla, …, … ve … (…) haklarında atılı suçu işlediklerine dair delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararları verildiğinden, buna ilişkin eylemlerin hükme esas alınamayacağı; …’in herhangi bir eğitim vermemesine rağmen, düzenlenen bireysel eğitim planlarının eğitim vermiş gibi imzalandığı ve haksız yere 6.622,56 TL eğitim gideri tahakkuk ettirildiği dosya kapsamından anlaşılmakta ise de; soruşturma raporunda, 2008 yılı Haziran ayına ilişkin ödemelere tedbir konulduğunun,… İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 08.02.2013 tarihli yazısında da tedbir konulan kısmın hazineye aktarıldığının ve kalan kısmın ödendiğinin belirtilmesi ile … tarafından herhangi bir eğitim verilmemesine rağmen düzenlenen bireysel eğitim planlarının tamamının 2008 yılının Haziran ayına ait olması karşısında; Haziran ayına ilişkin tahakkukun … Özel Öğretim ve Rehabilitasyon Merkezine ödenip ödenmediği hususu araştırılarak, kamu zararının ne kadar olduğunun tespit edilmesi, nitelikli dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/77 Esas ve 2009/365 Karar sayılı ilamının 03.05.2011 tarihinde kesinleştiği, dosyaya konu suçtan sonra kesinleşen hükmün tekerrüre esas olmayacağı; sanığın adli sicil kaydında yer alan diğer hükümlülüklerinden, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/5 Esas ve 2001/84 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözeltilmemesi,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,.
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 11.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.