YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6817
KARAR NO : 2019/404
KARAR TARİHİ : 15.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın, 12.06.2007 tarihinde babasının ölümü üzerine geçersiz hale gelen 08.06.2007 tarihinde Kayseri 2. Noterliğinin 8545 yevmiye sayılı işlemi ile düzenlenen vekaletnameye dayanarak, babası adına kayıtlı olan taşınmazları 14.06.2007 tarihinde ablası …’a devrettiği, 15.06.2007 tarihinde de … Sağlık Ocağı’na başvurup, babasının 15.06.2007 tarihinde öldüğünü beyan ederek ölüm tutanağı düzenlettiği, söz konusu mernis ölüm tutanağına dayanarak sanığın babası …. ‘ın 12.06.2007 tarihinde vefat etmesine rağmen ölüm tarihinin 15.06.2007 tarihi olarak nüfus kayıtlarına işlenmesine sebep olduğu iddiasıyla resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; 5237 sayılı TCK’nin 204/3. maddesi uyarınca “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde” sayılan, iddia ve kabule konu olan vekaletnamenin, sanığın babası olan…. ‘ın ölümüyle hükümsüz kaldığı kabul edilmekle birlikte sahte olarak kabul edilemeyeceği, sanığın hukuken geçersiz olan vekaletnameye dayanarak içerik itibariyle sahte tapu senedi düzenlenmesine sebep olmak ve ölüm tutanağının düzenlenmesi sırasında ölüm tarihini yanlış bildirmekten ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 204/1 ve 43/1. maddeleri kapsamında zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, zamanaşımını
kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 29.05.2008 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 15.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.