YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10007
KARAR NO : 2023/6946
KARAR TARİHİ : 10.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/266 E. 2015/348 K.
SUÇLAR : Resmi belgeyi bozmak yok etmek veya gizlemek, tehdit, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında:
1. Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeler uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık üzerine atılı suçu işlemediği, eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğunu, soruşturma izni alınmadan hükümlerin kurulduğunu belirtilerek hükümleri temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan sanık …’nın emniyette ifade verdiği sırada sanık …’nun ifade odasına girerek katılan …’ya hitaben “Ben senin ne kadar adi, pislik, haysiyetsiz, şerefsiz biri olduğunu biliyorum, senin hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundum, bunları da savcılığa tek tek yazdırdım, ben sana omuz atmadım, omuz atarsam kalkamazsın, seni sokakta dışarıda alacam, kafa nasıl atılırmış sana göstereceğim, seni doğduğuna pişman edeceğim”
şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, bunun üzerine görevli memurların sanık …’yu dışarıya çıkarmaya çalıştıkları, sanık …’nun dışarıda katılan sanık …’ya hitaben “Ananı sikicem, bacını sikecem, kızlarını sikecem” şeklinde hakaretlerine devam ettiği, katılan sanık …’nın da sanık …’ya hitaben “Çık dışarı lan, yürü git lan seni …’ya şikayet edeceğim, orospu çocuğu” şeklinde hakarette bulunduğu, sanık …’nun polis merkezi grup amirliği odasına girerek silah dolabına doğru gittiği, görevli memurların onu engellemeye çalıştıkları sırada dolaba birkaç kez yumruk attığı, bu nedenle elinin kanadığı, bu sırada olay tarihinde emniyet müdürü olan mağdur …’ün odaya girdiği, “Ne oluyor Mehmet sakin ol” şeklinde sanık …’yu sakinleştirmeye çalıştığı, sanık … ‘in mağdur …’e hitaben “Adam mısın sen? Siktir git buradan, bunu buradan götürün, anam avradım olsun bunu vururum” şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, bunun üzerine …’ün “Vur, vuracaksın da ne olacak?” dediği, …’nun da “Ne olacak, sikimin başı olacak” şeklinde yanıt verdiği, ayrıca …’e “Sana burada nefes aldıranın avradını sikim, adam içerde bana lan diyor, sen de beni göz altına alıyorsun öyle mi? Al beni gözaltına al pezevenk” şeklinde hakaret ve tehditlerine devam ettiği, görevli memurların daha sonra sanık …’yu sakinleştirmeye çalıştıkları ve dışarıya çıkararak gözlem altına aldıkları, bunun üzerine sanık …’in şikayetçi …’a “Sen buraya niye geldin lan?” şeklinde hakarette bulunarak …’ın kalçasına tekme attığı, binaya doğru koşarak İlçe Emniyet Müdürü …’e hitaben …, Allah’ını sinkaf ederim” şeklinde hakarette bulunduğu, polis memurları olan şikayetçiler …, … ve … ile mağdur …’e hitaben “Bunları vuracam, öldürecem, bak üç kişiydiler dört olmuşlar, yalakalar, işte bunların dördünü de öldüreceğim” şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, sanık …’yu zapt etmeye çalıştıkları sırada sanığın şikayetçi …’a saldırdığı, boğuşma sırasında birlikte yere düştükleri, polis memuru olan mağdur …’un …’ya açığa alındığına dair tebliğ evrakını getirdiği, sanığın bu belgeyi yırtarak “Alsın bunları münasip bir yerine soksun” dediği, mağdur …’a hitaben “Ben burada birkaç tane Çorumlu götürecem, sen de Çorumluydun değil mi? Bence buradan git” diyerek tehditte bulunduğu, adli raporuna göre sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, … ve …’ın adli raporlarına göre vücutlarında darp ve cebir izine rastlanmadığı, olaydan dolayı sanığın kendisine hakaret ettiği için katılan sanık …’dan şikayetçi olduğu, mağdurlar … ve …’un olay nedeniyle şikayetçi olmadıkları anlaşılmakla; sanığın, mağdurlar … ve … Tutkun ile şikayetçiler …,… … ve …
Özdoğan’a yönelik eylemlerinin zincirleme olarak görevi yaptırmamak için direnme ve zincirleme olarak kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret, resmi belgeyi yırtmak şeklindeki eyleminin resmi belgeyi bozmak, katılan sanık …’ya yönelik eylemlerinin karşılıklı hakaret ve tehdit suçlarını oluşturduğu iddiasıyla sanık hakkında kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık tevil yoluyla ikrar içeren savunmada bulunmuştur.
3. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; katılan …’nın emniyette ifade verdiği sırada sanık …’nun ifade odasına girerek katılan …’ya hitaben “Ben senin ne kadar adi, pislik, haysiyetsiz, şerefsiz biri olduğunu biliyorum, senin hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundum, bunları da savcılığa tek tek yazdırdım, ben sana omuz atmadım, omuz atarsam kalkamazsın, seni sokakta dışarıda alacam, kafa nasıl atılırmış sana göstereceğim, seni doğduğuna pişman edeceğim” şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, bunun üzerine görevli memurların sanık …’yu dışarıya çıkarmaya çalıştıkları, sanık …’nun dışarıda katılan …’ya hitaben “Ananı sikicem, bacını sikecem, kızlarını sikecem” şeklinde hakaretlerine devam ettiği, katılan …’nın da sanığa hitaben “Çık dışarı lan, yürü git lan seni …’ya şikayet edeceğim, orospu çocuğu” şeklinde hakarette bulunduğu sabit olmakla katılan sanıkların karşılıklı hakaretleri sebebiyle hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık …’nun mağdura karşı hakaret suçunu işlerken “seni sokakta dışarıda alacam, kafa nasıl atılırmış sana göstereceğim, seni doğduğuna pişman edeceğim” şeklinde mağdurun vücut dokunulmazlığına zarar vereceğinden bahisle tehdit ettiği sabit görülerek tehdit suçundan mahkumiyetine, sanık …’in daha sonra polis merkezi grup amirliği odasına girerek silah dolabına doğru gittiği, görevli memurların onu engellemeye çalıştıkları sırada dolaba birkaç kez yumruk attığı, bu nedenle elinden yaralandığı, bu sırada olay tarihinde emniyet müdürü olan mağdur …’ün odaya girdiği ve kendisini sakinleştirmeye çalıştığı, sanığın sakinleşmemesi üzerine görevli polis memurlarının olaya müdahale ettikleri, sanık …’yu sakinleştirmeye çalıştıkları ve dışarıya çıkararak gözlem altına aldıkları, bunun üzerine zorluk çıkarmaya devam ederek hakaret ve küfürlerine devam ettiği, polis memurları olan mağdurlar …, …, … ve …’e hitaben “Bunları vuracam, öldürecem, bak üç kişiydiler dört olmuşlar, yalakalar, işte bunların dördünü de öldüreceğim” şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler sarf ettiği, sanık …’yu zapt etmeye çalıştıkları sırada sanığın …’a saldırdığı, boğuşma sırasında birlikte yere düştükleri sabit olmakla sanık hakkında zincirleme şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulmuş, sanığın kastının yoğunluğu, eylemini kamu binası içerisinde gerçekleştirmesi, amirlerinin ve mesai arkadaşlarının yoğun çabasına rağmen suç
işlemekten vazgeçmeyen ve mesleğiyle bağdaşamayan kişiliği dikkate alınarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın tek eylemle çok sayıda kişiye karşı aynı suçu işlemesi, mağdur sayısının çokluğu da nazara alınarak TCK 43 maddesi uygulanırken de alt sınırdan uzaklaşılmış, sanığın bu eylemleri neticesinde polis memuru olan mağdur …’un sanığa açığa alındığına dair tebliğ evrakını getirdiği, sanığın bu belgeyi yırttığı anlaşılmakla hakkında resmi belgeyi yok etme suçunu işlediği sabit görülmüş ve temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçları yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık savunması, tutanaklar, tanıklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu yönünden
5237 sayılı Kanun’un 205 inci maddesindeki “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç
elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır. Somut olayda ise polis memuru olan …’un sanığa açığa alındığına dair tebliğ evrakını getirdiği, sanığın bu belgeyi imzalamadan yırttığı anlaşılmakla sanığın taraflarca imzalanmayan ve henüz belge vasfı bulunmayan evrakı yırtma eyleminde, resmi belgeyi bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Katılan …’e karşı tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçları yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek ve katılan …’e karşı tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/348 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, (tehdit suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeyen) hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.