Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10039 E. 2023/3441 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10039
KARAR NO : 2023/3441
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Kamu davasının reddi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/772 Esas, 2015/804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mükerrerlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğuna, hükmün gerekçe kısmının çelişkili olduğuna, resen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Kamu davası hakkında mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesinin 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mümkün olduğu ve anılan maddeye göre sadece aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilebileceği; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/191 Esas ve 2016/174 Karar sayılı dosyasının, sanığın suça konu 31.10.2011 tarihli T.C. Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğünün A1 tipi yetki belgesinin, 01.11.2011 tarihinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 20. Bölge Müdürlüğünün yaptığı ihalede kullanılması nedeniyle açılan kamu davası olduğu, temyize konu dava doyasının ise, söz konusu yetki belgesinin 07.12.2011 tarihinde Diyarbakır Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce yapılan ihalede kullandığından bahisle açılan kamu davası olduğu anlaşılmakla; mükerrer kabul edilen dosya ile işbu dava dosyası arasında mükerrerlik bulunmadığı gözetilerek yargılamaya devamla belirtilen suçlar yönünden hukuki kesinti oluşup oluşmadığı tespit edilerek birleştirme kararı ya da davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.03.2015 tarihinde alınan sanığın savunması olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/772 Esas, 2015/804 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.