YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10048
KARAR NO : 2023/1377
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/122 E., 2015/111 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ve birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 20 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2019 tarihli ve 2015/366900 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçları işlemediğine, hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, başkası tarafından …’nın işletmiş olduğu rent a car firmasından kiralanan katılan …’e ait 35 AN 3024 plakalı aracı, … adına 02.04.2013 tarihinde çıkartmış olduğu sahte vekaletname ile katılan …’e 03.04.2013 tarihinde Bornova 2.Noterliğinde sattığından bahisle hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, atılı suçlamaları kabul etmeyerek açık kimlik bilgilerini tanımadığı Kazım Aktaş isimli şahsın yönlendirmesi sonucu adına çıkartılan vekaletname ile …’e söz konusu aracı sattığını savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Bilirkişi tarafından düzenlenen 07.03.2014 tarihli raporda tetkik konusu belgelerden Bornova 2.Noterliği’nin 03.04.2013 tarihli araç satış sözleşmesi aslında, satıcı … vekili … adına atılı bir adet imzanın ve el yazısı ile yazılmış … yazısının sanık …’ın eli ürünü olduğunu, İzmir 28.Noterliği’nin 02.04.2013 tarihli vekaletnamesindeki … adına atılı 1 adet imzanın ve el yazılarının müşteki … eli ürünü olmadığının belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır.
4. Dosya kapsamında bulunan tanık A.Ç. ifadesinde özetle; iddiaya konu 35 AN 3024 plakalı aracın Egemen’e satışına tanık olduğunu, aracı sanık … ve yanında tanımadığı bir şahsın getirdiğini pazarlık sonucu sattıklarını, parayı Bayram’ın aldığını beyan ettiği belirlenmiştir.
5. Mahkemesince sanık hakkında noterin kamu kurumu olmaması nedeniyle basit dolandırıcılık ve kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçlarının sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Kanun Hükmü Gereği Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Olan Resmi Belgede
Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Gerekçeli karar başlığında “resmi belgede sahtecilik” olarak yanlış yazılan suç adının, “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik” olarak
mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararında, katılanlar ve tanıklar beyanları, sanığın dolaylı ikrarı, bilirkişi raporları, noter belgeleri ile dosya kapsamından sanık hakkında atılı suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise … olduğu, bu itibarla atılı suçlar açısından mağdurların farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Kanun Hükmü Gereği Sahteliği Sabit Oluncaya Kadar Geçerli Olan Resmi Belgede
Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/111 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Yargıtay Üyeleri … ve …’ın sanığın eyleminin TCK’nın 158/1-d maddesinde kaldığı yönünde bozma gerekçesi yönünden karşı oyları ve oyçokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.
(K.O)
(K.O)
Yazı İşl.Md.Y. M.Ş.
KARŞI OY
İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/111 Karar sayılı dosyasında;
Araç sahibi …’in İzmir 32.noterliğinin 09/11/2012 gün 15948 yevmiye nolu vekaletnamesi ile sahibi bulunduğu araçlarla ilgili …, Erhan Ünverdi ve Adem Özen’e araç tescil yetkisi ve hasar alım yetkisi verdiği,
Bu vekaletnameye istinaden …’nın Sun City rent a car firması olarak …’e ait 35 AN 3004 plakalı Fiat Doblo marka aracı 27/03/2013 günü kendisini … olarak tanıtan, Hikmet’e ait sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı fotokopisini veren şahsa kira sözleşmesi imzalatarak teslim ettiği, Ahmet Ünsal’ın beyanına göre para ve başka şahıs göndererek 3 gün uzattığı, telefon ederek 3 gün daha uzatma istediği, yine başka şahısla para gönderdiği, 04 Nisan’da arabayı teslim etmesi gerekirken getirmediği, telefonlara cevap vermediği, araçtaki GPS ye göre aracın yanına gittiği, başkası tarafından alındığını öğrendiği,
…’e benzeyen şahsın …’in kimliğini ele geçirerek fotoğrafı kendi fotoğrafını koyarak bunu notere vererek araçla ilgili Coşkun olarak …’a 02/05/2013 tarihine kadar geçerli İzmir 28.noterliğinin 02/04/2013 gün 2124 yevmiye no ile vekaletname çıkarttığı ve bunun …’a verildiği, …’ın da bu sahte vekaletnameyi alarak aracı, 03/04/2013 günü Bornova 2.Noterliğinin 7148 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile …’e sattığı, Egemen’in aynı gün aracı trafiğe tescil ettirdiği olayda;
Egemen’in ikinci iş olarak araba alım satım işi yaptığını, Alpay isimli komisyoncunun arabadan bahsettiğini, araba işlerinden anlayan Ahmet Çağlayan Deniz’in de aracılığıyla ve bunların pazarlığı sonucu anlaşma sağlandığından arabayı 17.000 TL ye noterden satışını …’dan aldığını beyan ettiği,
Tanık Bayram Deniz arabanın Bayram ve yanındaki bir şahıs tarafından getirildiğini beyan ettiği,
Bayram’ın kendi beyanına göre 16-17 yıldır tanıdığı, en son Hatay ilçesinde balıkçılık yapan açık kimlik bilgileri ve adresini bilmediği Kazım Aktaş isimli şahsın damadının yaptığı iş karşılığı aldığı aracın kendisinin vergi borcu olması nedeniyle satışı için yardımcı olmasını istediğini, kabul etmesi üzerine, kimlik numarasını istediğini, verdiğini, 10 gün sonra vekaletin verildiğini, bu aracın vekaletle noterden satış işlemini Egemen’e yaptığını, parayı Kazım’a verdiğini, bu iş için 200 TL yevmiye ücreti aldığını, yanında kimse olmadığını beyan ettiği,
Aracı …’dan kiralayan … sürücü belgesi ve kimliğini kullanan şahsın tespit edilemediği,
Araç sahibi …’in kimliğine fotoğrafını yapıştıran ve bu kimlikle notere giden … adına …’a vekalet veren şahsa da ulaşılamadığı,
Vekil eden olarak … adına noterce düzenlenen 02/04/2013 tarihli sahte vekaletnameyi açık kimlik bilgileri ve adresini bilmediği Kazım Aktaş’tan alan …’ın 03/04/2013 tarihinde noterden …’e satış yaptığı, kendi beyanına göre aracı 15.000-16.000 TL ye sattığı, parayı alıp Kazım’a teslim ettiği, aracın kasko değerinin 29.200 TL olduğunun ve satış bedelinin peşin alındığının belirtildiği, …’in ise aracı 17.000 TL ye …’dan satın aldığını beyan ettiği,
Kira sözleşmesine göre aracın 27/03/3013 tarihinde kiralandığı, 2 kez 3’e gün uzatıldığı, 04/04/2013 günü araç getirilmeyince, 05/04/2013 günü aracın GPRS ine göre bulunduğu yer tespit edilerek aracın bulunduğu, 08/05/2013 tarihinde araç sahibi …’e yediemin olarak teslim edildiği,
Vekil edeni tanımadığını ileri süren ve Kazım isimli şahıstan sahte vekaleti alan Bayram’ın bu vekaletle Egemen’e noter’den satış işlemini gerçekleştirdiği, kasko değeri 29.200 TL olan aracı 15.000 -17.000 TL aralığında Egemen’e sattığı,
Sanık …’ın kiralanan aracın başkasına satılmasında olayın başından beri içinde olduğu, kimlik bilgilerini aldığı Bayram’la birlikte hareket eden faili meçhul kişinin sanık … ile anlaşarak …’in kimliğini ele geçirip, fotoğrafını değiştirerek kamu kurumu olan nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan kimlik kartını kullanarak kamu kurumu sayılmayan İzmir 28. Noterliğinin 02/04/2013 gün 02124 yevmiye nolu … adına vekaletname düzenlettirdiği, sanık …’ın 03/04/2013 tarihinde bu vekaletnameyi kullanarak, Bornova 2. Noterliğinin 03/04/2013 gün 7148 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile aracı mağdur …’e (satan ve alan birbirini doğrulayan net rakam söylemediklerinden ve satış belgesinde aracın kasko değeri 29.200 TL belirtildiğinden) 15.000 – 17.000 TL bedelle sattığı, kamu kurumu olan nüfus idaresince verilen sahte kimliği kullanarak noterden alınan vekaletnameye istinaden noterden yeniden işlem yaparak aracı alan kişiye yönelik dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdiği, eyleminin TCK.nun 158/1d maddesi kapsamında kaldığı, mahkemenin sanığın eyleminin TCK.nun 157/1 maddesinden verilen hükmünün değişik gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun basit dolandırıcılık suçundan uzlaşma nedeniyle bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz. 08/03/2023