YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10064
KARAR NO : 2023/4681
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2014/147 E.sas, 2015/430 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanıklar …, …, … hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.12.2019 tarihli, 2015/332558 sayılı ve sanıklar …, … ile Vahit Kösemen hakkında kurulan beraat hükümleri ve sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği hükümleri temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık … müdafinin temyiz isteği sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile sanık …’in ortak oldukları … Mermer Madencilik San. Tic. Ltd. Şti.ye ait fabrikayı devretmeye karar verdikleri, sanık …’in sanık …’i alıcı olarak katılana takdim ettiği, sanıkların en başından itibaren eylem ve irade birlikteliği içerisinde hareket ettikleri, plan gereği sanık …’in ödemenin bir kısmını peşin yapacağı, kalan kısım içinse senet vereceği, sözde senetleri sanık …’in ödeyeceğinin kurgulandığı, bu kapsamda 04.06.2011 tarihinde sanıklar …, … ve …’ın katılanın yanına geldiği, fabrikanın 300.000,00 TL’ye sanık …’e satışı konusunda katılan ile anlaştıkları, sanık …’ın fabrika satış devir sözleşmesini bilgisayarda düzenlediği, sanık …’in 90.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan 210.000,00 TL’lik kısım için ise kardeşi olan sanık …’in borçlu olduğu toplam bedeli 210.000,00 TL olan 7 adet senedin 5 tanesini sanık …’e verdiği, 2 tanesini ise katılana verdiği, katılanın, …’in kim olduğunu sorması üzerine sanıkların “…’in, …’in kardeşi olduğunu ve güvenilir biri olduğunu” söyledikleri, katılana verilen senetlerden 05.09.2011 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli senedin fabrikanın Uygar Makine isimli şirkete olan borcuna karşılık verildiği, bu hususun fabrika satış devir sözleşmesinin arkasına elle yazıldığı, 05.07.2011 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senedin ise katılana fabrikadan olan alacağına karşılık verildiği, bu hususun fabrika satış devir sözleşmesine yazılmadığı, katılanın Uygar Makine isimli şirkete verilmek üzere kendisine teslim edilen 05.09.2011 ödeme tarihli 30.000,00 TL bedelli senedi ilgili yere verdiği, ancak bu senedin ödenmediği ve protesto olduğu, bu senedin tekrardan katılana ödenmeyen senet olarak döndüğü, yine katılanın kendisine verilen 05.07.2011 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senedin de ödenmediği ve protesto olduğu, katılan …’in ödenmeyen 05.07.2011 ödeme tarihli 40.000,00 TL bedelli senetle ilgili icra takibi başlattığı ve senet borçlusu olarak görünen sanık …’in imzanın kendisine ait olmadığından bahisle takibe itiraz ettiği, sanıkların bu şekilde eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık … savunmasında suça konu fabrikayı satın alırken kendisinin borçlu olduğu senetleri sanık …’e verdiğini, katılana hiçbir şekilde sanık …’in borçlu olduğu senet vermediğini, sanık …’in satın aldığı fabrikaya gizli ortak olma teklifini kabul edince de sanık …’e verdiği senetleri geri aldığını, kardeşi olan sanık … hakkında icra takibi başlatıldığını öğrendiğinde bu durumu sanık … ile konuştuğunu ve sanık …’in kendisine 70.000,00 TL bedelli teminat senedi verdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık … savunmasında suça konu senetleri kendisinin imzalamadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Sanık … savunmasında katılan … ile ortak oldukları fabrikayı satmaya karar verdiklerini, kendisinin de mahalleden tanıdığı sanık …’e fabrikayı satmayı teklif ettiğini, 04.06.2011 tarihli fabrika satış sözleşmesi düzenlediklerini, sanık …’in kardeşi olan sanık …’in borçlu olduğu 7 adet senet verdiğini, bu senetlerden 5 tanesini fabrikanın borçlarını ödemek için kendisinin aldığını, 2 senedin ise katılan …’de kaldığını, daha sonra sanık …’den nakit para alarak kendisinde olan 5 adet senedi iade ettiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Sanık … savunmasında suç tarihinde satışı yapılan fabrikada sigortalı olarak çalıştığını, 04.06.2011 tarihli fabrika satış sözleşmesini bilgisayarda kendisinin düzenlediğini, sanık …’in satış bedeline karşılık cebinden çıkardığı boş senetleri sanık …’in isteği üzerine
kendisinin doldurduğunu, borçlu olarak sanık …’in ismini yazdığını, sanık …’in senetleri …’e imzalatmak için yanlarından ayrıldığını ve ertesi gün sanık …’in ofisine gelerek suça konu senetleri verdiğini beyan etmiştir.
6. 13.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda suça konu senetlerdeki borçlu imzasının …, …, …, … ve …’in el ürünü olmadığı belirtilmiştir.
7. Mahkemece sanık …’in dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, sanıklar …, … ve …’ın ise atılı suçları işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı, 13.05.2013 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın katılanın zararını karşılamaması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1. Sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları, 13.05.2013 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında kurulan beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri ve Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Katılan …’in aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları, sanık …’in, katılana, sanık …’i alıcı olarak takdim etmesi ve sanık …’in güvenilir biri olduğu yönünde katılanı ikna etmesi, sanıkların, sanık … tarafından sanık …’e verilen senetlerin akıbeti hakkındaki çelişkili beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay ve olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında anlatılan eylemlerin sübut bulduğu kabul edilmiş ve sanık …’in, sanık … … ile eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, katılanla birlikte ortağı olduğu … Mermer Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti.nin mal varlığını azaltma amacıyla katılana suça konu sahte senetleri verme şeklindeki eyleminin resmi belgede sahtecilik ve 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan 5237 sayılı Kanun’un 155 … maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını, sanık …’in eyleminin ise sanık …’in hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçuna iştirak niteliğinde olduğu gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 28.03.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ile Sanık … Hakkında Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) betlerinde açıklanan nedenle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2014/147 E.sas, 2015/430 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ile Sanıklar … ve … Hakkında Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2014/147 Esas, 2015/430 Karar sayılı sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.