YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10105
KARAR NO : 2020/610
KARAR TARİHİ : 23.01.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- 17.09.2008 tanzim tarihli bono hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Sanığın, katılanın adına sahte bono düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılın davada, Mahkemece 13.06.2012 tarihli celsede icra dosyası üzerinde yapılan inceleme nazara alındığında suça konu senedin icra takibine konu edilmesi, senet aslının borcun ödenmek suretiyle sanık tarafından teslim alınması ve dosyada mevcut fotokopisine göre senedin yasal unsurları taşıdığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanıkların sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak; sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- 23.05.2008 tanzim tarihli bono hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Sanığın, katılanın adına sahte bono düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, sanığın suçlamayı kabul etmemesi, suça konu bononun verildiği iddia edilen tanık …’ın ifadesinde, sanıktan çok sayıda müşteri senedi aldığını, ancak katılan … adına düzenlenmiş bononun olup olmadığını hatırlamadığını ve katılan adına düzenlenmiş senet ile alakalı herhangi bir icra takibinin bulunmadığını beyan etmesi ve suça konu 23.05.2008 tanzim tarihli bono aslının ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin elde edilemediği gözetilerek sanığın beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
23.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.