YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10109
KARAR NO : 2023/1312
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/1270 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, sanık hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk kuvvetlerince yapılan uygulamada sanığın kendi adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz ettiği, sürücü belgesi üzerinde yapılan Kriminal incelemede tamamen sahte olduğunun ve aldatıcılık niteliğine sahip olduğunun tespit edildiği böylece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Mahkemece suç konusu sürücü belgesi incelenmiş ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde; suç konusu sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu anlaşılarak, sanığın sahte olarak düzenlenen resmi belgeyi kullanarak üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
Adli emanetin 2014/745 sırasına kayıtlı emanet hakkında Mahkemesince her zaman bir karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2015 tarihli ve 2014/1270 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.