YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10120
KARAR NO : 2023/5370
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/406 E., 2015/455 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/455 Karar sayılı kararıyla;
1. Sanıklar …, … ve … haklarında özel belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2. Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri;
1. Sanıklar …, … ve … haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulması talebine,
2. Sanık … hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayinine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in … muhasebeci olduğu, sanık …’e ait sirke, şarap ve üzüm suyu fabrikasının muhasebe işlemlerini takip ettiği, kendi şahsi bürosunda çalışan işçisi … ile herhangi bir işte çalışmayan kızı … hakkında evrak tanzim ederek …’un iş yerinde çalışır gibi gösterip Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmek ve sigortalılık hakları kazanmalarını sağlamak suretiyle zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık … üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Sanıklar … ve …, sanık …’in iş yerinde hiç çalışmadıklarını fakat bu olaydan haberlerinin de olmadığını, sanık … de sanıklar … ve …’nın kendisine ait iş yerinde hiç çalışmadıklarını fakat düzenlenen evraktan haberinin olmadığını beyan etmişlerdir.
4. Sosyal Güvenlik Kurumu yetkililerince durumun tespitine ve … ile …’ya ait bildirimlerin iptali ile yapılan ödemelerinin irad kaydedilmesine dair tanzim olunan 14.02.2012 tarihli Kontrolör Raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları ve nüfus aile kayıt örnekleri Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … ve … Haklarında Kurulan Hükümler Yönünden
1. İştirak hâlinde işlendiği iddia olunan suçlarda zamanaşımının tespiti yönünden, dava zamanaşımı süresinin kesilmesini düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi şeklindeki hüküm karşısında, sanıklar …, … ve … yönünden dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanık … hakkında inceleme konusu mahkûmiyet hükmü olduğu, bu itibarla adı geçen sanıklar yönünden zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı belirlenerek yapılan inceleme neticesinde; dava dosyasında mevcut SGK işe giriş bildirgesinin sanık … tarafından tanzim olunduğu, sanıklar …, … ve …’nın, sanık …’in eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak ettiklerine dair herhangi bir somut delilin bulunmaması karşısında, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Dava konusu eylemle ilgili olarak, özel belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.“ şeklindeki hüküm karşısında, gerçeğe aykırı belge düzenlemek olarak tanımlanan içerik sahteciliğine (fikrî sahtecilik) yer verilmediği, yalnızca belgeyi sahte olarak düzenleme hareketine yer verildiği görülmüştür.
İçerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görünen kişi gerçek olduğu hâlde, belgenin içeriği gerçeğe aykırıdır. Madde metninde, özel belgenin sahte olarak düzenlenmesi ve kullanılması hareketlerine yer verilmiş ve bu husus madde gerekçesinde açıklanırken; “Özel belge esasında mevcut olmadığı hâlde, mevcutmuş gibi sahte olarak üretilmektedir.” ifadesiyle de, eylemin yalnızca maddî sahteciliği kapsadığı belirtilmiştir. Buna göre, düzenleyenin imzası gerçek olmakla birlikte salt yalan beyanı içeren özel belgeler, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmamaktadır. Bu nedenle Kanun hükmünde fikrî sahteciliğin cezalandırıldığına ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçu oluşmayacaktır.
Mevcut açıklamalar ışığında sanık …’in eyleminde, özel belgede sahtecilik suçunun kanunî unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulamaya göre;
a. … olan sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin eklendiği de gözetilerek hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanığın güncel adlî sicil kaydının tetkiki neticesinde, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2005 tarihli ve 2005/385 Esas, 2005/477 Karar sayılı ilâmıyla, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinde yer alan zimmet suçundan, 4 yıl 2 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, bahse konu hükmün, 11.10.2010 tarihinde kesinleştiği ve 02.06.2015 tarihinde infaz edildiği anlaşılmakla; 06.11.2014 tarihli duruşmada sanığa, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanma ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma … da tanındığı gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … ve … Haklarında Verilen Beraat Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/455 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.09.2015 tarihli ve 2014/406 Esas, 2015/455 Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.