YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10320
KARAR NO : 2023/1179
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/149 E., 2015/203 K.
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2012/149 Esas, 2015/203 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık Muharrem temyiz dilekçesinde, herhangi bir temyiz sebebi ileri sürmeden kararı temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
2. Sanık …’in temyiz isteği; yüklenen suçla ilgisinin bulunmadığına, sabıkasının bulunması nedeniyle hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Adli emanette kayıtlı suça konu çekin katılan tarafından tahsili amacıyla bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında özetle, suça konu çekle ilgilerinin bulunmadığını, yüklenen suçu işlemediklerini beyan etmişlerdir.
3. Katılan aşamalarda özetle, sanık …’in yönlendirmesiyle sanık … ile madeni yağ satışı konusunda anlaştıklarını, sanık …’in suça konu çeki sanık … aracılığıyla kendisine gönderdiğini, sanıklar ile birlikte bankaya gittiklerini, suça konu çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine sanık …’in diğer sanık …’in yardımıyla kaçtığını beyan etmiştir.
4. Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda, suça konu çekte evvelce mevcut matbû bilgilerin silinip üzerine yeni bilgiler yazılmak suretiyle tahrifat yapıldığı, yapılan sahteciliğin ilk bakışta dikkati çekmeyeceği belirtilmiş.
5. Mahkemece, “olay tarihinde katılan …’ın sanık …’ın yağ satışı yaptığı iş yerine gittiği, kısa bir süre sonra sanık …’ün geldiği, sanık …’ın sanık …’e katılan …’dan madeni yağ alabileceğini söylediği, sanık …’in sanık … aracılığı ile katılan …’e suça konu sahte çeki gönderdiği, sanıkların birlikte suç işleme kararıyla hareket ettikleri,sanıkların birlikte suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurduğu, bu haliyle her bir suç ortağının fail statüsünde olacağı, neticede TCK 37/ maddesine istinaden sanıkların resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri” kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; belgede sahtecilik suçlarından aldatıcılık niteliğinin takdirinin hakime ait olduğu dikkate alınarak, suça konu çek aslının duruşmada incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının ve Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenmesi, suça konu çekin ön ve arka yüzlerindeki yazı ve imzaların sanıklara aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Hüküm tarihinde başka suçtan Tekirdağ 2 Nolu Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanık …’ın, hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmeden veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 193 ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
3. Kabule göre de;
a) Sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan mahkûmiyetlerin, karar tarihleri itibarıyla kesin nitelikte olmaları nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacaklarının gözetilmemesi,
b) Sanıklara isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen DenizBank A.Ş. hakkında mahkemece usulsüz katılma kararı verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
c) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muratlı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 2012/149 Esas, 2015/203 Karar kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.