Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/1035 E. 2020/3809 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1035
KARAR NO : 2020/3809
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında “2008, 2009, 2010 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından;
a)Suça konu olan faturaları düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c)Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturayı düzenleyen mükelleflere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin getirtilmesinden sonra, faturaları düzenleyen mükellefler ile kullanan mükellefin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerektiği halde eksik inceleme ve araştırma sonucu hükümler kurulması,
2-Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uygulamasında, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklardan koşullu salıverme, (c) bendinde sayılan diğer haklardan mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.