YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10383
KARAR NO : 2023/135
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2012/1208 Esas, 2013/340 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 10 … hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 14…..2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/103 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 13.01.2014 tarihinde işlediği, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 09.03.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine incelememize konu özel belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün açıklanmasına yönelik ihbarda bulunulmuştur.
3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24…..2015 tarihli ve 2015/191 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararı ile (1) numaralı paragrafta belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynen açıklanmasına, sanığın özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; şikayetçinin bilgisi dahilinde abonelik sözleşmesi düzenlemesi nedeniyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın abisi … …’e ait … İletişim adlı … yerinde şikayetçiye ait kimlik fotokopisiyle 0541….23 numaralı hatta ilişkin abonelik sözleşmesi düzenleyerek bu telefon hattını kullandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, şikayetçinin yanında onun bilgisi ve rızası ile telefon hattına ilişkin abonelik sözleşmesini düzenlediğini, asker kaçağı olması nedeniyle bu telefon hattını kullandığını beyan etmiştir.
3. Bilirkişi raporuna göre, abonelik sözleşmesi üzerindeki imzanın şikayetçinin eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
4. Şikayetçi, adına düzenlenen abonelik sözleşmesinden haberinin olmadığını ve rızasının da bulunmadığını belirtmiştir.
5. Mahkemece, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet ve hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde işlenen suç sebebiyle gerekçesiz olarak özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesnin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14…..2013 tarihinden ikinci suçun işlendiği 13.01.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. … Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 230, 232 ve 289 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması; Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada … sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanığın atılı suçu işlediğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu gerekçeli kararda temyiz incelemesine imkan verecek şekilde tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2. Suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki “İşletmeci veya adına … yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve beşinci fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan ve basit yargılama usulüne tabi 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden ”özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
3. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda; hükümden sonra 05.07.2022 tarihli ve 31887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun‘un 52 nci maddesiyle 5809 sayılı Kanun’a eklenen “Dava ve cezaların ertelenmesi” başlıklı geçici 7 nci madde ile “kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
4. Kabule göre de;
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının kararda gösterilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24…..2015 tarihli ve 205/191 Esas, 2015/384 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.