YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10387
KARAR NO : 2023/933
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/296 E., 2015/320 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/296 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğine, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında katılanın yetkilisi olduğu şirkete ait olup imzasız ve boş olarak çalınan suça konu çeki doldurup ciro ederek piyasaya sürmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık kovuşturma aşamasındaki sorgusunda, katılanın borçlu olması nedeniyle suça konu çeki yazarak kendisine verdiğini, katılandan aldığı çeki kırdırmak için tanık C.Ş’ye verdiğini, C.Ş.’den araba satın almadığını beyan ettiği hâlde, kolluk ifadesinde, bu şahıstan…. plaka sayılı aracı satın aldığını beyan etmiştir.
3. Katılan aşamalarda özetle, bilgisi ve rızası dışında, imzasız ve boş olarak elinden çıkan suça konu çeki sanığa vermediğini, sanığı tanıdığını ancak sanığa borcunun olmadığını beyan etmiştir.
4. Tanık C.Ş. aşamalarda özetle, 71 ED 283 plaka sayılı aracı sanığa sattığını, karşılığında sanıktan aldığı suça konu çekin çalıntı olması nedeniyle parasını tahsil edemediğini, sanığın aracın bedelini ödemediği gibi aracı da iade etmediğini beyan etmiştir.
5. Soruşturma aşamasında alınan kriminal raporlarda; suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ve keşideci imzasının katılanın eli ürünü olmadığı, ön yüzündeki yazıların sanığın elinden çıkmış olmasının mümkün ve muhtemel olduğu, keşideci imzasının sanığın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulguların tespit edilemediği, arka yüzündeki “…” yazısı ve altındaki ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiş.
6. Katılanın 07.04.2011 tarihinde ilgili banka şubesine ihbarda bulunduğu, sanığın 06.04.2011 tarihinde satış yoluyla devraldığı 71 ED 283 plaka sayılı aracı 14.04.2011 tarihinde farklı bir kişiye satarak devrettiği anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, sanığın katılana ait olup imzasız ve boş olarak çalınan çeki doldurmak veya doldurtmak suretiyle kullandığı kabul edilerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın suça konu çekin bilgisi ve rızası dışında, imzası ve boş olarak elinden çıktığını beyan etmesi, suça konu çekin ön yüzündeki imza ve yazıların katılanın eli ürünü olmadığının belirlenmesi, 06.04.2011 tarihinde satın aldığı 71 ED 283 plaka sayılı aracı çok kısa bir süre sonra 14.04.2011 tarihinde bir başkasına sattığı anlaşılan sanığın suça konu çeki ne için kullandığına ilişkin aşamalarda değişen beyanlarda bulunması karşısında; sanığın, katılanın bilgisi ve rızası dışında, imzasız ve boş olarak elinden çıkan ve sahte olarak düzenlenen suça konu çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmış, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/296 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.