YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10470
KARAR NO : 2023/5205
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2014/96 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz istemleri, atılı suçu işlemediklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’a aldıkları hayvanlar nedeniyle borçlu olan sanıkların verdikleri senetlerin de ödenmemesi üzerine, tarafların ortak tanıdıkları olan tanık A.S.’nin araya girmesi sonrası sanıkların A.S. ibaresi içeren zarfın içinde diğer katılan …’nun şirketinden çalınmış olan suça konu iki adet çeki katılan …’e göndermesi biçiminde gerçekleşen eylem nedeniyle haklarında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’un, önce alışverişi kabul etmediği, alınan bilirkişi raporu sonrası alışverişi kabul edip çekleri kabul etmediği, son olarak temyiz dilekçesinde ise çeklerin kardeşi Şaban tarafından verildiğini; beyan ettiği sanık …’ın ise, önce suça konu eylemle ve çeklerle ilgisi olmadığını, temyiz dilekçesinde ise başka birinden aldığı çekleri kendisinin …’e verdiğini, çalıntı olduğunu öğrenince geri istediğini ancak geri almadığını beyan ederek sanıkların her ikisinin de atılı suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmıştır.
3. Alınan bilirkişi raporlarına göre; 18.000 TL bedelli çekteki yazıların sanık …’un elinden çıkmış olmasının mümkün ve muhtemel olduğunun, 22.000 TL bedelli çekteki yazıların sanık …’ın elinden çıkmış olması mümkün ve muhtemel olduğunun bildirildiği; tanık A.S.’nin oluşu doğrulayan beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Mahkeme sanıkların çelişkili savunmaları, bilirkişi raporları, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işlediklerine karar vererek mahkûmiyet hükümleri kurmuştur.
IV. GEREKÇE
Tanık ve katılanın beyanlarına göre suça konu çeklerin otogardan alındığı tarih olan 19.02.2012 tarihinin suç tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı ile 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılmasının gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini … ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyaya asılları getirtilen suça konu çekler üzerinde Heyet olarak yapılan gözlemde; … Ticaret Kanununda belirtilen zorunlu unsurların tam olduğu, çek vasfını taşıdığı, yapılan sahteciliğin ilk bakışta dikkati çekmediği ve aldatıcılık özelliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2014/96 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.