Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10472 E. 2023/4469 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10472
KARAR NO : 2023/4469
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2014/330 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. İftira suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 … maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 … maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53, 58 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve suça konu belgenin müsaderesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapıldığının ihbarı nedeniyle Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden ihbara konu yere arama yapmak amacıyla giren polis memurlarının iş yerinde bulunan şahıslardan kimlik ibraz etmelerini istemeleri üzerine sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan mağdur …’ın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş suça konu … belgesini ibraz ettiği, polis memurlarınca iş yerinde ve iş yeri önünde bulunan araçlarda yapılan aramalarda uyuşturucu ve uyarıcı maddeler ele geçtiği, hakkında işlem yapılmak üzere narkotik şube müdürlüğüne götürülen sanığın, mağdur hakkında adli soruşturma başlamadan önce gerçek kimlik bilgilerini açıkladığı anlaşılan olayda, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmalarında özetle, yüklenen suçları işlediğini kabul etmiştir.
3. İstanbul Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 18.08.2014 tarihli uzmanlık raporunda; tamamen sahte olarak elde olunan suça konu … belgesinin aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, iftira ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilen sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Adli Emanet Memurluğunun 2014/10550 sırasında kayıtlı suça konu … belgesinin, dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla sahte … belgesini kullanmaktan ibaret eyleminin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın eylemine uyan suçun iftira olarak nitelendirilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre;
a. Sanığın eylemine uyan başkasına ait veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda; hükümden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Muhakemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde,
b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde,
Zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinin (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2014/330 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “TCK 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine” ibaresinin çıkartılıp yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2014/330 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.