YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10525
KARAR NO : 2023/5311
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/208 E., 2015/776 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2019 tarihli ve 2015/367948 sayılı, “Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle hükmün düzeltilerek onanması” görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, baba – oğul olan katılanların evinde kiracı olarak bulunduğu, katılanların sanıktan evi tahliye etmesini istedikleri, bu nedenle sanık aleyhine kira alacağının tahsili ve tahliye davası açtıkları, bunun üzerine sanığın, 08.08.2011 kira başlangıç tarihli sözleşmenin ödemelerle ilgili arka yüzüne 11 aylık kira bedelini katılan …’e ödediğine ilişkin yazıyı yazıp onun adına imzalamak ve Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin, 2013/762 Esas sayılı tahliye davasına ilişkin dava dosyasına sunmak sureti ile özel belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Belge İnceleme Şubesi tarafından tanzim olunan, 13.03.2015 ve 30.06.2015 tarihli raporlarda;
“İnceleme konusu Kira Sözleşmesinin en arka sayfasında “On bir Aylık Kira bedelini Peşin Aldım” yazısının, …’in elinden çıkmadığı;
“On bir Aylık kira bedelini peşin aldım” yazısının karşısında siyah mürekkepli kalem ile atılı olan imzanın …’in mukayese yazı imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından aynı elden çıktıklarını gösterir yeterlilik ve nitelikte bulgu saptanmadığı,
Görüşleri açıklanmıştır.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Görüşü Yönünden
Güncel adlî sicil kayıt örneği UYAP ortamından temin olunarak incelenen sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek herhangi bir mahkûmiyetinin bulunmadığı, Tebliğname’de belirtilen Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/882 Esas ve 2009/972 Karar sayılı ilâmına konu suçun, 765 sayılı … Ceza Kanunu’nun 459 uncu maddesinde düzenlenen, dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralanmaya sebebiyet verme suçuna ilişkin olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin dördüncü fıkrasının ilgili bölümünde yer verilen; “Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar … arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.” hükmü karşısında tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılmakla, Tebliğname’de açıklanan görüşe iştirak olunmamıştır.
B. Katılanlar Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen adlî uzmanlık raporu ile katılan …’in istikrarlı anlatımları karşısında sanığın yargılama konusu suçunun sübuta erdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/776 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.