YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10553
KARAR NO : 2023/1097
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/974 E. 2015/1196 K.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2013 tarihli ve 2013/427 Esas, 2013/1075 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 10.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2015/311 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 27.03.2015 tarihinde işlediği, alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 26.06.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/974 Esas, 2015/1196 Karar sayılı kararı ile 4046 sayılı Kanun, 20/02/2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile 14.3.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda, ne de başka bir özel yasada özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediğinden suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/410487 numaralı tebliğnamesi ile davanın onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğundan sanık hakkında beraat kararı verilmesinin bozma nedeni olduğunu yerel mahkemenin usul ve esasa yönelik kararının bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2013 tarihli ve 2013/427 Esas, 2013/1075 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen kararının kesinleştiği 10.09.2013 tarihi ile Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2015/311 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararına konu olan suçun, suç tarihi olan 27.03.2015 tarihi arasında zamanaşımının durduğu anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 12.07.2013 tarihi olduğu ve bu tarihten durma süresi de dikkate alındığında temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2015 tarihli ve 2015/974 Esas, 2015/1196 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.