YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10574
KARAR NO : 2023/1480
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/73 Esas, 2015/247 Karar
SUÇ :Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM :Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suruç Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/73 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci maddeleri uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile denetim süresi içerisine alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; sadece olayın şoku ile kardeşinin ismini verdiğini, suç işleme kastının olmadığını belirtmiştir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın olay tarihinde çıkan bir kavgada yaralandığı, Suruç Devlet Hastanesine kaldırıldığı, hastanede kendisinin… olduğunu beyan ettiği ve bu doğrultuda 04.08.2014 tarihli sanığın kardeşi İzzet Fırathan adına adli muayene raporu düzenlendiği, aynı gün 04.08.2014 tarihli tutanakla sanığın Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesinde ifade alma işlemi sırasında bu hususu itiraf etmesi üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra; 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 2+1.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Suruç Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/73 Esas, 2015/247 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.