Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/1059 E. 2021/12679 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1059
KARAR NO : 2021/12679
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Katılan vekilinin yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 08.06.2015 tarihinde tebliğ olunan hükmün, katılan vekili tarafından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 18.06.2015 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 16.12.2021 tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
(2019-1059)

Sayın çoğunluk ile aramızda ki görüş ayrılığı; 5271 sayılı CMK’nin 232. maddesi gereğince hüküm fıkrasında temyiz süresinin açıkça gösterilmesinin gerekli olup olmadığı ve buna bağlı olarak katılan vekilinin temyizinin süresinde olup olmadığına ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nin;
34/2. maddesinde; “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir”,
232/6. maddesinde ise; “Hüküm fıkrasında, 223’üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve mercinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir” düzenlemelerine yer verilmiş olup;
Hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve mercisinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut olayda ise 29.05.2015 tarihli kararın hüküm fıkrasında, gerekçeli ve kısa kararda temyiz süresinin hiç gösterilmediği, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nin 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen şekilde gerçekleştirilmeyen kanun yolu bildiriminin ilgiliyi yanıltacak biçimde olduğu, yanılgılı bildirim nedeniyle katılan vekilinin temyiz hakkını etkin kullanmasının engellendiği ve temyiz isteminde bulunan katılan vekilinin bu yanılgısından faydalanması gerektiği anlaşıldığından;
Katılan vekilinin 18.06.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek temyiz talebinin incelenmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun “bir haftalık yasal süreden sonra temyiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından temyiz isteminin reddine” ilişkin düşüncesine katılmıyorum. 16.12.2021