Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10822 E. 2023/4435 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10822
KARAR NO : 2023/4435
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 Tarihli ve 2014/724 Esas, 2015/660 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)157 … maddesinin birinci fıkrası ve 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 9000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; senet asılları bulunup, bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, şikayetçiyi telefon ile arayarak elinde kendisine ait senetler bulunduğunu söyleyip, bunları ödemesini talep ettiği, şikayetçinin kabul etmeyerek söz konusu senetleri kendisine fakslamasını söylediği, sanığın suça konu dört adet senedi fakslaması üzerine şikayetçinin senetlerin sahte olduğunu anladığı, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, suça konu senetleri kendisinin düzenlemediğini, şikayetçi ile yaptığı telefon görüşmesinin bu senetlerle ilgili olmadığını beyan etmiştir.
3. Suça konu edilen senet asıllarının ele geçmediği, dosya arasında matbu kısımları okunmayan senetlerin faks çıktılarının olduğu görülmüştür.
4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 27.10.2014 tarihli uzmanlık raporunda; inceleme konusu senetlerin fotokopi vaziyette olmaları nedeniyle el yazıları ve imzalar içerisindeki detay hatları ve ayırıcı karakteristik hususiyetleri belirlemenin mümkün olmadığı kanaati bildirilmiştir.
5. Mahkemece sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça konu senetlerin faks çıktısı şeklinde fotokopiden ibaret olmaları nedeniyle, bu belgeler üzerindeki yazı imza incelemesi yapılamadığından senetlerin sahteliğinin tespit edilemediği, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere; onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aldatıcılık niteliği bulunmadığı ve bu nedenlerle belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise şikayetçi … olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2015 tarihli ve 2014/724 Esas, 2015/660 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden dolandırıcılık suçu yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.