YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10882
KARAR NO : 2023/489
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/517 E. 2015/311 K.
SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/517 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, mağdurun oğlu olan temyiz dışı sanık … ile iştirak halinde, mağdurun oğluna verdiği imzalı boş kağıdın üzerini doldurup mağdur aleyhine icra takibi başlattığı iddiasıyla açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Mağdurun, 08.05.2015 tarihli talimat duruşmasında şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanık ve müdafiinin, 02.06.2015 tarihli beyanlarında mağdurun beyanını ve şikayetten vazgeçmeyi kabul etmediklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ve müdafiinin 02.06.2015 tarihli celsede şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemeleri karşısında, temyize konu davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile davanın düşmesine karar verilmiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.11.2014 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2014/517 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.