YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10905
KARAR NO : 2023/4550
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, şikayetçinin oğlu ile ortak olduğuna, senetlerin düzenlenmesinden hem şikayetçinin hem de oğlunun haberdar olduğuna, suçlamaları kabul etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikayetçi, vermiş olduğu şikayet dilekçesi ile hakkında icra takipleri yapıldığı, takip dayanağı olan senetleri incelediğinde senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını, senetlerin alacaklısı olarak görünen … Yapı şirketinin yetkilisi olan sanığı tanıdığını, hatta oğlu olan …’un bir süre onun yanında çalıştığını, bu esnada bilgilerini öğrenmiş olabileceğini beyan ederek şikayetçi olmuş, sanık hakkında üzerine atılı suç nedeniyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmasında senetleri kendisinin düzenlediğini kabul etmiş ancak senetlerin düzenlenmesinden şikayetçinin haberinin olduğunu, hatta bilgilerini telefonda kendisinin verdiğini, şikayetçinin olan oğlu … ile ortak olduklarını, onun da haberinin olduğunu ancak işlerin kötü gitmesi nedeniyle borçları ödememek için bu şekilde şikayette bulunduğunu beyan etmiş, temyiz dilekçesi ekinde de … ile imzaladıkları “adi ortaklık” sözleşmesi başlıklı belgeyi sunmuştur.
3. Mahkemece şikayetçi beyanı ve sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları ve şikayetçi ile oğlu olan …’un yargılama aşamasında beyanlarının alınmadığı dikkate alındığında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, şikayetçinin sanığın savunmaları doğrultusunda beyanına başvurulması, ayrıca …’un da tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı Kanun’un 48 … maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra olaya ilişkin beyanının alınması ve alınan beyanlardan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de; senetlerin tanzim tarihlerinin farklı olması ve farklı şirketlere verilmesi nedeniyle aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı kullanıldığının araştırılması ile sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/498 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.