Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11005 E. 2023/4415 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11005
KARAR NO : 2023/4415
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/410Esas,2015/433Karar
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2013/410 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası , 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçlamayı kabul etmediğine, sabıkasının olmaması nedeniyle hakkında lehe hükümlerine uygulanması yerine hapis cezası verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, keşideci olarak katılanın isminin bulunduğu 30.08.2012 ödeme tarihli ve 75.000 TL bedelli bonoyu düzenleyerek ya da başkasına düzenlettirerek ciroladığı, ticari kredi teminatına istinaden … Düzce Şubesine ibraz ettiği ve bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında; katılanın amcasının kendisinden 20.000TL bedelle traktör aldığını, ayrıca Orman İşletme Müdürlüğünden orman kesim işi aldığını, bu işi katılan ile amcasına devir ettiğini, bu ihalenin bedelinin 47.000,00 TL olduğunu, suça konu bonoyu katılanın elemanı N. İ.’den aldığını, daha sonra cirolayarak bankaya verdiğini savunmuştur.
3. 26.08.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Raporunda; inceleme konusu senetteki borçlu imzaları ve …’nin mukayese ciro imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede aynı elden çıktıklarını gösterir yeterlilikte ve nitelikte bulgu saptanamadığı tespit edilmiştir.
4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 13.06.2013 tarihli uzmanlık raporunda; tetkik konusu senedin arka yüzü 1. ciranta hanesindeki “… 39184417134” ibareli el yazıları ve atılı bulunan imza ile … isimli şahsın mevcut mukayese el yazıları ve imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden uygunluk ve benzerlikler bulunduğu müşahede edilmekle, bahse konu el yazılarının ve imzanın … isimli şahsın eli mahsulü olduğu, senedin ön yüzündeki borçlu imzaları ile … ve … isimli şahısların mevcut mukayese imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden ilgi ve irtibat edilemediği, senedin ön yüzündeki tanzimle ilgili el yazıları ile … isimli şahsın mevcut mukayese el yazıları arasında kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden ilgi ve irtibat edilemediği, bahse konu senedin ön yüzündeki el yazılarının … isimli şahsa aidiyeti hususu sorulmuş ise de; adı geçen şahsın karşılaştırmaya esas olacak el yazısı örnekleri gönderilmediğinden söz konusu el yazılarının … isimli şahsa aidiyeti hususunda karşılaştırmalı inceleme yaparak müspet veya menfi yönde bir kanaat beyanında bulunmanın mümkün olmayacağı tespiti yapılmıştır.
5. Mahkemece yapılan incelemede; alacaklısı …, borçlusu … olan bonoda borçlu imzasının bulunduğu, arkasında sanık …’in cirosunun olduğu, bono unsurlarını ihtiva ettiği belirlenmiştir.
6. Mahkemesince; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanı ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1.Asliye Ceza Mahkemesinin,18.06.2015 tarihli ve 2013/410 Esas, 2015/433 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.