YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11022
KARAR NO : 2023/5139
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/1025 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2019 tarihli ve 2015/334786 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suç kastının olmadığına, beraat etmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü kolluğun yaptığı rutin kontrollerde sanığın kullandığı aracın bagajında uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın görevlilere katılan … adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı olan … belgesini ibraz ettiği, adının ise … olduğunu beyan etmesi üzerine durumun ortaya çıktığı, bu suretle resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmiştir.
3. Ekspertiz raporuna göre, suça konu … belgesinin genel şekil yönünden orjinallerine benzerlik gösterdiği görülmüş ise de, matbu kısımlarının netliği ve baskı özellikleri itibariyle orjinal örneklerinden farklılık arz ettiği, belge üzerinde basılı mühür izimin gayrı muntazam yapıda olduğu ve külliyen sahte olduğu, yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın ikrarı ve külliyen sahte olduğu ekspertiz raporu ile belirlenen … belgesinin kullanılması ile sübut bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri … ait olduğundan, suça konu … belgesinin duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekiyor ise de, uzmanlık raporuna göre; suça konu … belgesinin tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğunun belirlendiği, duruşmada sanığa tüm bilgi ve belgelerin okunduğu ve mahallinden getirilen … belgesi üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede aldatma kabiliyetinin olduğu belirlendiğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas ilamın 4753 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verildiği anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin 23 üncü fıkrasına eklenen “eşyanın değerinin hafif olması halinde vericelek cezanın yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir. ” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 … maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturmaya aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup tekerrür esas alınan bu ilam nedeniyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2015 tarihli ve 2014/1025 Esas, 2015/872 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.