YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11102
KARAR NO : 2021/13912
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.01.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 22.03.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli, 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK’nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda,Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3., CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a)Sanık hakkında sahte araç muayenesi yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; UYAP ortamında yapılan araştırmada, benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmiş davaların bulunduğu anlaşıldığından; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu gözetilerek, sanığın fiillerinin her biri yenilenen suç işleme kararıyla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü kısa zaman aralıkları içerisinde birden fazla ihlal etmek suretiyle zincirleme şekilde işlenmiş sahtecilik suçunu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarih 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı ilamında belirlediği ilkeler uyarınca işlem yapılması açısından, sanığın benzer nitelikteki diğer dava dosyaları getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmeleri, aksi halde bu davayı ilgilendiren kısımlarının onaylı örnekleri dosya içerisine konulup, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Araç muayenesinde sahtecilik suçlarında suç tarihinin, sahte araç muayenesi yapan sanık yönünden muayene işleminin yapıldığı “14.04.2009” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına “08.01.2010” olarak yanlış yazılması yasaya aykırı,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.