Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11212 E. 2023/4828 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11212
KARAR NO : 2023/4828
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2019 tarihli ve 2015/379063 sayılı Tebliğname’de sanık … hakkında kurulan hükme de yer verilmiş ise de sanık … hakkında beraat kararı verilmiş olması ve temyiz edenin sıfatı karşısında temyiz incelemesinin sanık … hakkında kurulan hüküm ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.

Sanık … hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın savunmasında; suça konu çeki düzenlediğini beyan ettiği … … ve söz konusu çeki kendisine veren kişi olarak beyan ettiği … adlı kişilerin Mahkemece dinlenilmemesi nedeniyle eksik inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı sanık …’nın inşaat işleri yaptığı, katılanın da bu inşaatın alçı ve sıva işlerini yapması sebebiyle …’dan alacaklı olduğu, …’nın katılana diğer sanık …’i eşi ve ortağı olarak tanıtıp onunla muhatap olmalarını söylediği, katılanın yapmış olduğu iş karşılığı alacaklarını sanık …’den istediği, …’in de …’nın şirketine ait senetler yanında suça konu 29.10.2013 keşide tarihli, … … tarafından keşide edilmiş Akbank İzmir Halitziya Şubesine ait 29,700,00 TL bedelli çeki katılana ciro ettiği, katılanın, 27.09.2013 tarihinde çeki Antalya Akbank Şarampol Şubesine ibraz etmesi üzerine çekin sahte olduğunun anlaşıldığı, suça konu çekin banka tarafından düzenlenmeyip tamamen sahte olarak düzenlenmiş bir çek olduğu, suça konu çekin sanık … emrine keşide edildiği, …’in de çeki ciro ederek katılana alacağına karşılık verdiği, sanık …’in savunmasına göre çekin keşidecisi gözüken … … ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, sanık …’in bu şekilde, aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmayan … … tarafından kendi emrine düzenlenmiş sahte çeki, bu sahteliğini bilerek ciro edip alacağına karşılık katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Mahkemece suça konu evrakın, 10.06.2015 tarihli duruşmada incelendiği, özellik ve unsurları tespit edilerek aldatma kabiliyetini haiz olduğu görüşünün açıklandığı anlaşılmıştır.
4. Akbank … Anonim Şirketi Şarampol Şubesi tarafından, sahteliğinin tespit edilen çekin teslim alındığına ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulduğuna dair tutanak dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Eksik İnceleme Yönelen Temyiz Sebebi
Sanığın savunmasında; “Ben … … diye birisini tanımıyorum, aramızda herhangi bir ticari ilişki de yoktur, … çeki benim adıma düzenlenmiş olarak bana getirdi.” şeklinde açıklamada bulunması, Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta yer verilen ihbar yazısı ile Mahkemece yapılan gözlem karşısında Mahkemece dava dosyasının tekemmül ettirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, kendisini tanımadığını ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını beyan ettiği … adlı kişi tarafından kendisine çek düzenlendiğini ancak çekin sahteliğini bilmediği yönündeki savunmasının ise suçtan kurtulma amacı taşıdığının kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesisinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sair Hususlara Yönelen Temyiz Sebebi
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2015 tarihli ve 2015/140 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.06.2023 tarihinde karar verildi.