YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11227
KARAR NO : 2023/5069
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/939 Esas, 2015/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığını ve lehine hükümlerin uygulanmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın müşteki ile yaklaşık 4-5 aylık duygusal birlikteliği olduğu, daha sonra müştekinin sanığın bir başkası ile resmi nikahlı evli olduğunu öğrenmesi üzerine, bu ilişkiyi sona erdirdiği ve sanık ile görüşmediği bunun üzerine müşteki ile olan ilişkisini yeniden tesis etmek ve devam ettirmek amacıyla hareket eden sanığın savunmasında açıkça belirttiği gibi müştekiyi eşinden boşandığına inandırmak için sahte olarak boşanma kararı oluşturduğu, sanık adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile müşteki itibar ve prestj kazanmak amaçlı olarak sahte “makina mühendisliği” üniversite diploması oluşturduğu ve bunları gece geç saatte müştekinin ikamet ettiği adreste bulunan konutunun kapısını gece vakti çalmak suretiyle anılan ikametin kapısının önüne bıraktığı, yine Mahkemenin işbu 2014/939 esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul Anandolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/66 esas sayılı dosyasından açıkça anlaşıldığı gibi sahte Üniversite diplomasını çalıştığı şirket olan Sümer Plastik ve Kağıt San. Tic. A.Şirketine ibraz ederek kullandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.
3. Mahkemece yapılan gözlemde; sanık adına düzenlenmiş nüfus cüzdanındaki fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin bulunduğu, … Mühendislik Fakültesi Lisans diploması olduğu üzerinde noter mührünün imzaların ve amblemin bulunduğu ayrıca sanığın davacı olarak göründüğü boşandığına ilişkin ilam ve Yargıtay ilamı olduğu belgelerde dikkat çekici herhangi bir yön bulunmadığı tespit edilmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde ; sanığın üzerine atılı zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanık savunması, suça konu belgeler ve tüm dosya kapsamından, sanığın aldatıcılık niteliği bulunan suça konu belgeleri sahte olarak düzenletip farklı kişilere ve farklı zamanlarda kullanmak suretiyle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiş ve tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ancak;
Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi … Rektörlüğünün katılma … bulunmamasına karşın, davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hususu hukuka aykırı görülüp, hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2014/939 Esas, 2015/548 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “Birleştirilen dosyada katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli olan AAÜT’ ne göre 1.500 TL ücreti vekaletin sanıktan alınarak birleştirilen dosyadaki katılan kuruma verilmesine; ” cümlesinin çıkartılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.