Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11332 E. 2022/358 K. 12.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11332
KARAR NO : 2022/358
KARAR TARİHİ : 12.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

A) Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde:
Cumhuriyet savcısının, 30.09.2015 tarihinde verilen hükmü 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde belirlenen bir aylık yasal süresinden sonra 05.11.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B) Sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde:
1) Sanığın, kardeşi … adına kayıtlı iş yerinin ticareti sırasında adı geçenin bilgi ve rızası dışında iş yeri kaşesini kullanıp imzalamak suretiyle toplam 8.808,80 TL bedelli üç adet senedi düzenleyip …’in çalışanlarına verdiği iddia ve kabul edilen somut olayda; sanığın savunmasında, iş yerini kardeşi ile birlikte çalıştırdığını, iş yerinin faaliyetleri sırasında senet düzenleyip kullandığını, eylemin suç olduğunu bilmeden hareket ettiğini beyan etmesi, müşteki …’nın kovuşturma evresinde alınan beyanında iş yerini sanık ile beraber çalıştırdığını doğrulaması, senetlerin bu iş yerinin ticareti sırasında kullanılmış olması karşısında, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğinin sabit olmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek mahkumiyetine hükmedilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Yapılan sahtecilikte aldatma niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdirinin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belgenin hakim tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma niteliği bulunup bulunmadığının tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi,
b) Aynı suç işleme kararı kapsamında 3 farklı tarihte senet düzenleyen sanık hakkında TCK’nin 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Mahkemenin 2011/219 Esas sayılı ilamının suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
d) “20.07.2010” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “18.02.2010” olarak yazılması yasaya aykırı,
e) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.